Cumhuriyet'in değerlerini benimsemiş bir Türk kadını olarak sunum hazırlamam gerekiyordu. Masamda ki notları gözden geçirirken Annem'in sözü aklıma geldi: “Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değil; vicdanın, adaletin ve özgürlüğün ta kendisidir. “.Bizler fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller olarak yetiştiğimiz sürece Cumhuriyet her daim var olacaktır. Mustafa Kemal Atatürk ne güzel söylemiş:” Fikri hür, vicdanı hür ...”
Sunumumu hazırladım ve erkenden yattım. Sabah uyandığımda heyecandan titriyordum. Kahvemi içip giyindim. Çıkmadan önce son kez aynaya baktım ; iyi görünüyordum. Yola çıktığımda tenime değen yağmur damlaları bende tatlı bir ürperti bırakıyordu. Bir anlığına durdum, yağmur'un güzelliğini seyrettim.
Sonra koşar adımlarla arabama bindim. Yağmur hızlanmaya başladığı sırada küçük bir kız çocuğu annesinin elinden kurtulup caddeye fırladı. Yağmur da ıslanan yavru kediyi kaptığı gibi ceketinin içine soktu. Ve o an bana her birimizin yüreğimizde yaşattığı vicdanımızın gücünü hissettirdi. Ben bunları düşünürken geleceğim yere çoktan varmıştım. Arabamı park ettim. Şemsiyeyi alma gereği duymadım; çünkü tenime değen yağmur damlaları beni özgür kılıyordu.
İçeri girdiğimde gördüğüm kalabalık beni daha da heyecenlandırdı. Yavaş yavaş kürsüye doğru yerimi aldım. Konuşmam bittiğinde tüm salonun ayakta beni alkışladığını görünce büyük bir gurur hissettim.
“ Ve şimdi sizlerin karşısında dururken, kendimi o küçük kız çocuğunun yerine koydum.
Cumhuriyet bir tarih değil ; her birimizin vicdanla koruduğu bir destandır. Ve biz bu destanın kahramanlarıyız.. “
Şelale Coşkuntuna / Magazinname.com
Yorumlar (0)
Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!
Fikir Belirt