Yozlaşma dediler...
Ben de baktım etrafa. Yok dedim, bizde olmaz. Biz kültürlü insanlarız. Story atmadan yemek yemiyoruz mesela. Bu kadar bilinçliyiz.
Kültürel yozlaşma mı ? Yoo.. Sadece artık türküleri remix dinliyorum. Atasözlerini de güncelledik.
“Damlaya damlaya göl olur “ değil,
“Damlaya damlaya sponsor olur”.
Toplumsal yozlaşma desen ...
Kimse kimseyi tanımıyor ama , herkes birbirine ayar veriyor. Komşunun adını bilmiyoruz ama, hayat görüşünü eleştiriyoruz. Yardım mı? Tabi ki ediyoruz. Önce kamerayı açıyoruz.
Ahlaki yozlaşma en masumu . Çünkü kimse kötü değil. Herkes “ Mecbur”.
Yalan mı? “ Mecbur”.
Torpil mi? “ Mecbur”.
Sessiz kalmak mı? “ Mecbur”.
Bu memlekette en güçlü duygu vicdan değil, mazeret.
Siyasi yozlaşma mı?
Orası sanat .
Şeffaflık diyorlar...
O kadar şeffaf ki kimse sorumluluğu göremiyor.
Herkes temiz.
Kirli olan hep sistem.
Sistem de garibim yaa tek başına ssuçlu.
Sonra düşündüm, yozlaşma nerede başlıyor?
Meclis’te mi? Sokakta mı?
Sonra sabah aynaya bakıp
“BBenden birşey olmaz “ dediğimiz yerde mi?
Çünkü toplum dediğin şey. .
Kalabalık bir “ ben” dir.
Ve biz kendimizi temize çeke çeke
Karakteri çamaşır makinesinde yıprattık.
Şelale Coşkuntuna / Magazinname.com
Yorumlar (0)
Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!
Fikir Belirt