Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Magazin Name

Emre Timur “Çürüme” adlı romanını kitapseverlerle buluşturdu

Dünyaya çürümek için değil, yaşamak için geldiğimizi hatırlatmak ve edebiyat dünyasına yeni bir soluk getirmek üzere kaleme alınan Emre Timur’un “Çürüme” adlı romanı, İnkılâp Kitabevi etiketiyle okurlarıyla buluşuyor.

Basın Danışmanlığı
27.04.2022
A+
A-

Devinimin ve mücadele etmenin hayatın aslı olduğunu anlatan “Çürüme”, daha önce Türk edebiyatının ilk varoluşçu kitabını kaleme alan Emre Timur’dan, çürümenin hızla devam ettiği günümüze bir armağan olarak sunuluyor. Uzun yıllardır nitelikli edebiyat vurgusuyla kitaplar yayınlamaya devam eden İnkılâp Kitabevi tarafından basılan ve modern edebiyata yeni bir soluk olacak “Çürüme”, insanın her şeyden üstün gördüğü benliğini ve vahşiliğini çağdaş dünya olgusuyla ele alıyor. Öylece durmak yerine çığlık at, acı ile güçlen, hayatın karşısında dimdik dur diyen Timur’un bu kitabı; okurlarına hayatta kalma, yaşa diyerek öz varlığını hatırlatıyor.

 

Edebiyatın amacı her zaman önden gitmek ve ardından gelenlere yolu açmaktır anlayışıyla hareket eden Emre Timur, “Çürüme” romanında ilerleyen çağın gerileyen insanlığını edebi bir dille eleştiriyor. Kurgusunda bilinç yansımalarına ve iç monolog tekniklerine yer verilen romanda okur, etken konuma getirilerek modern dünyayı sorgulamaya davet ediliyor. Timur; kadınların öldürüldüğü, insanların kutuplara ayrıldığı, her gün birbirimizi yediğimiz, üretmediğimiz ama tüketimde çılgınlık yaşadığımız karanlık bir dönemin insanlarını resmediyor. Her biri kendi rengiyle güzel olan insanın, griliğini kaleme alıyor.

 

“Çürüme” Felsefe ve Edebiyatı Aynı Potada Eritiyor

Yaşadığı çağa ve bu çağın insanlarına dünyanın sonu gözüyle bakan “Çürüme”, bizi bize anlatırken, giderek kararan yüreklere ayna tutmak için betimlemelerden ve sanatın etkileyici dilinden yararlanıyor. “Bazen anlam acı verir, bazen de acıya anlam yüklenir ama her ikisi de çürütür.” diyen Emre Timur’un bu romanında, felsefik düşünceler edebiyatın konusu oluyor.

 

Kitapta doğa katliamlarının, tahribatın ve ardı sıra gelen iklim problemlerinin, insanın bitmek tükenmek bilmeyen kibriyle ilgisi sorgulanırken ince ve düşündürücü detaylara yer veriliyor. “Çürüme”, birey ve iç çözümlemelerin yer aldığı örgüsüyle Emre Timur’un felsefe, psikoloji ve edebiyatı aynı kapta yoğurduğu güçlü bir eser olarak edebiyat dünyasında yeni bir pencere açmaya hazırlanıyor.

 

 

Künye

Tür: Roman

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Saliha Ulusoy

Son Okuma: Gökçe Şenoğlu

Çizim ve Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 320

Kitap Ebadı: 13,7 x 21,5

İç Sayfa: III. Hm Enzo, 52 gr

Kapak Kağıt Cinsi: Amerikan Bristol 230 gr

 

Özgeçmiş

Yazar Emre Timur

Mimar, yazar, eğitmen. Felsefe, psikoloji, edebiyat ve sanatla ilgilenmektedir. Basılı ilk eseri Palyaçonun Listesi’dir. Şizofren, Ötekiler, Us, Mimesis kitaplarının yazarıdır. Profesyonel meslek yaşamına İzmir’de devam etmektedir.

emretimur

emretimur.com

 

Arka Kapak Yazısı

Evet, durmak bir ölüm çeşididir. Yani bir şeylerin değişmeyi durdurduğu huzurlu hayat çürümedir. Ama yok olmamak için çırpınmak, acı ile güçlenmek, çığlık atmak ve hatta can çekişmek, yaşamaktır. Yaşamak için geldik, çürümek için değil.

 

Koca koca demirleri denizlerin altında, üstünde, bulutların içinde yürüten biziz. Bir ufacık noktacığa bin kitabı sığdırıyor bir yanımız. Bir yanımız kütüphaneleri yakıyor, hamile kadınların karnını deşiyor. Vahşiyiz! Doğa tarihinin hiç görmediği kadar hem de. Hamam böcekleri gibi ürüyor, çekirge gibi tüketiyoruz. Domuzlar gibi yaşıyor ve birbirimizi çekiştiriyoruz. Bomboş çoğumuzun kafatası ve çoğumuzunki de çamurla dolu. Bir de işin garibi, kendimizi en üstün filan sanıyoruz doğada. En çok bu lafa parmak ısırıyor doğa. Buraya geldiğimizden beri kaç canlının soyunu tükettik belli değil. Yoluna giden gergedanı boynuzu için öldürdük, dişi için fili, kürkü için foku ve zevk için kuşu! Biz neyiz? Dünyanın sonu!

 

Bazen anlam acı verir, bazen de acıya anlam yüklenir ama her ikisi de çürütür.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: