EMPATİ ve MAHCUBİYET

Ayşen İnci 13.09.2026 - 11:09 4 Dk Okuma
Ayşen İnci
Köşe Yazarı 1 Köşe Yazısı

Ayşen İnci

Magazinname Resmi Köşe Yazarı. Güncel gelişmeler, kültür-sanat, magazin ve cemiyet hayatına dair özel analiz ve köşe yazıları.

Köşe Yazıları ve Analizleri Yazarın Tüm Yazıları

Bizi hangi beğeni ya da hayâl kırıklıklarının beklediğini bilmediğimiz ama ne yazıktır ki oyunlarda tüm uyarılara rağmen bolca telefon sesi ve ışığı ile karşılaşacağımızdan neredeyse emin olduğumuz yeni bir tiyatro sezonuna girmiş bulunuyoruz.Tüm meslektaşlarıma başarılı,alkışı,bereketi bol bir sezon diliyorum.

           Geçtiğimiz günlerde değerli meslektaşım Hakan Altıner'in sunduğu bir söyleşinin konuğuydum.Sohbetin bir yerinde söz,benim geçtiğimiz yıl sevgili Suna Keskin'in rahatsızlığı nedeniye katılamayacağı turneye Hakan'ın ricası üzerine 1 günde hazırlanıp turneyi kurtarmama geldi.Büyük inceliğiyle kim bilir kaçıncı kez teşekküründen sonra ona şu cevabı verdim;
          Bir lokantada olduğunuzu düşünün.Masa mükellef bir şekilde donatılmış ama siz hâlâ büyük bir açgözlülükle daha ne istesem diye bakınırken gözünüz karşı köşede sadece bir tas çorba ve ekmekle karnını doyurmaya çalışan kişiye ilişince ne hissedersiniz?Başkalarını bilemem ama ben önümdeki sofranın zenginliğinden rahatsız olur hatta açgözlülüğümden mahcubiyet duyarım.
          İşte,bir ödenekli tiyatro oyuncusu olarak benim soframda hep en iyi oyunlar,en iyi dekor ,en güzel kostüm,en donanımlı sahneler,konforlu turneler,her türlü imkan,gişe kaygısı duymamanın verdiği o müthiş huzur ve de devletin her ay ödediği maaş ve de ikramiye oldu.
          Karşımdaki masada ise yüksek salon kiraları,hâyâlini kurdukları değil de imkânların elverdiği oyunlar,maliyeti düşünülerek hazırlanmış dekor ve kostümler ve de gişe kaygısı vardı.
         Özel tiyatrolarda izlediğim pek çok oyunda,o yetenekli arkadaşlarımızın imkan verildiğinde neler yapabileceklerini,nasıl başarılı işlere imza atacaklarını düşünürüm hep.Meslek hayatım boyunca çok disiplinli,çok çalışkan, örnek kabul ettiğimiz pek çok arkadaşımın yanı sıra ne yazıktır ki kostümünü beğenmeyip sorun yaratan,rol verildiğinde karalar bağlayan,seyirci sayısına ya da oynadığı şehre göre oyununu sergileyen kişiler de oldu.Bu yüzden, bizlere her türlü imkan altın bir tepsi içinde sunulurken,diğer arkadaşlarımızın varlıklarını sürdürebilmeleri için savaş veriyor olmaları karşısında mahcubiyet duymamak imkansız diye düşünüyorum.Empati,sadece biz oyuncular için değil,insan olmanın olmazsa olmaz bir duygusu.Bu yüzden özel ya da ödenekli hepimiz aynı çatı altında,tiyatro adına çabalarken,yaşanılan sorunlar karşısında empati yapmalı,birbirimize elimizden gelen desteği göstermeliyiz.
        İşte bu yüzden zor durumda olan bir meslektaşımın yardımına koşmam müthiş bir fedakarlık örneği değil,yapmam gereken bir davranıştı.Hemen hemen her sektörde sıkıntılar yaşadığımız bu günlerde kenetlenmemiz gerektiğini düşünüyorum.Her boş salon,her yüksek kira,yaşanan tüm olumsuzluklar sadece yaşayanların değil hepimizin ortak derdi olmalı.Yani ateş sadece düştüğü yeri yakmamalı.  
         Tüm meslektaşlarıma,dayanışma içinde, başarıları gönülden,coşkuyla alkışlayıp,sorunlar karşısında kenetleneceğimiz,
üretken,bereketli bir sezon diliyorum.
Ayşen İnci / Magazinname.com

Yorumlar (0)

Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!

Fikir Belirt

4 + 9 = ?