Belki de tesadüf bizim henüz anlamlandıramadığımız bir düzenin adıdır. Hayatın bütün parçalarını aynı anda göremediğimiz için yaşadıklarımızı rastlantı olarak adlandırırız.
Eskiden bize anlamsız gelen olayların ,başka olaylara nasıl bağlandığını fark ederiz.
Bir telefon , bir gecikme, yanlış girilen bir sokak, son anda verilen bir karar, küçücük bir değişiklik bambaşka bir hikayenin başlangıcı olabilir.
Ve belki “ Tesadüf “ dediğimiz şey hayatın bize bıraktığı küçücük bir soru işaretidir.
Yaşadığımız süre boyunca “ Tesadüf “ dediğimiz kaç olay yaşadık. Ya da yaşadık mı?
Tabii ki yaşadık hem de defalarca.
Düşünsenize bir yere gitmek istemiyorsunuz, ama son anda fikriniz değişiyor ve o yere gidiyorsunuz. Orada yıllardır görmediğiniz biriyle karşılaşıyorsunuz. Ya da uzun zamandır konuşmadığınız biri tam da aklınızdan geçtiği gün karşınıza çıkıyor. Bir kitap, bir gazete, bir dergi okuyorsunuz ya da herhangi bir şey ,o an zihninizi meşgul eden cümleyi ya da size verilen o mesajı görüyorsunuz.
Sonra bütün bunlara tek bir isim veriyoruz
“Tesadüf’
Peki gerçekten öyle mi ?
Belki de hayatımızda “Rastlantı “ olarak adlandırdığımız olaylar, hayatımızın içindeki anlamını çözemediğimiz bağlantıların bir parçası ise..
Beynimiz sürekli bağlantı kurar. Olayları, kişileri, seçimleri, eylemleri..
Bir insanla yıllar önce tanışmış olabiliriz. Bize hiçbir şey ifade etmeyebilir. Ama yıllar sonra hayatımızın bambaşka bir döneminde, yeniden karşılaştığımızda bu kez bir cümle bir bakış değişmiştir. “ BİZ” değişmişizdir.
Ve bir zamanlar sıradan görünen o insan, bir anda hayatımızın önemli bir parçasına dönüşmüştür.
Belki de bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, bize bir şey göstermek için girer.
Bazı insanlar bizdeki o yarayı görünür hale getirir.
Bazıları yalnızca bir dönemin aynası olur.
Sonra yollar ayrılır.
Ve bazen o hikayenin içinde ,tesadüf dediğimiz şey hayatımızda ki bir dönüm noktası olur.
Işte tam da burada insanın zihninde tuhaf bir kapı açılır.
“Zamanlama”
Belki geçmişte bıraktığımız bir olayın, sorunun cevabı başka bir biçimde karşımıza çıkıyordur .Bu da olasılıkların garip bir kesişimidir.
Belki de sadece durup sormak gerekir.
“ Bu olay bende neyi harekete geçirdi? “
Çünkü bazen cevap dışarıda değil ; içimizde, beynimizde, ve düşüncelerimizdedir.
İslam'a göre de kainatta ve olayların yaratılışında başıboş bir tesadüf ( rastlantı) yoktur ; herşey Allah’ın ilmi, ve iradesi ile gerçekleşir.
Aslında “ Tesadüf “ dediğimiz şey “ Tevafuk “ dur. Arkasında hikmet ve amaç barındıran ilahi bir irade.... Tesadüf olarak gördüğümüz, yaşadığımız; her olayın, her eylemin, karşımıza çıkan ya da hayatımıza giren insanların bizde bıraktığı izleri, içinize dönerek ;
“Ben bunların neresindeyim? “
“ Ben bundan ne öğrendim ya da öğrenmeliyim”
“ Ben hangi yanımı törpüledim ya da törpülemem gerekiyordu? “
“O kişi, olay ya da eylem bana hangi konuda ayna oldu “
Unutmayın hiç kimse hayatımızda sonsuz değil, herkes bir sebep- sonuç ilişkisi ile hayatımıza girer ve sonra gider.
Önemli olan burada bize ne kattığı ve neler öğrendiğimiz.
Aynanın karşısında ki seni farkedemezsen eğer defalarca “ Tesadüf “ diye adlandırdığımız aynı döngünün içinde; farklı insanlar, olaylar ve eylemlerle sınanırız.
Hemde daha ağır bir şekilde.....
Şelale Coşkuntuna / Magazinname.com
“ KENDİ AYNANA YÜZÜNÜ ÇEVİRME”
Yorumlar (0)
Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!
Fikir Belirt