N1 Aşk Radyo

Yetişkin filmlerinin kraliçesi Zerrin Egeliler’in gerçek yaşam öyküsü

Yetişkin filmlerinin kraliçesi Zerrin Egeliler’in gerçek yaşam öyküsü

Türkan Şoray’a benzerliğiyle Yeşilçam’da patlama yapan, yılda 37 film çekerek rekor kıran, 80’lerde bir anda ortadan kaybolup sırra kadem basan… Yıllar sonra 70’li yaşlarda ortaya çıkan, bir dönemin aklını başından alan, aslan burcunun tüm özelliklerini taşıyan, o kadar filmden sonra evlenip çoluk çocuğa karışan bir hanımefendinin hikâyesi. Hoş geldiniz.

Yeşilçam’ın Türkan Şoray’ı: Hatice’den Zerrin’e

Zerrin Egeliler, gerçek ismiyle Hatice Hanım, 1942 yılında (bazı kaynaklara göre ise 1949) İstanbul’da doğdu. Mütevazı bir ailenin mütevazı bir çocuğuydu. İstanbul Kız Lisesi’ni bitirip içine oyunculuk ateşi düşene kadar sakin bir hayat sürdü.

60’lı yıllar Yeşilçam sinemasının patlama yaptığı yıllardı. Hatice de Yeşilçam’ın bir parçası olmak, Muhterem Nur gibi Türkiye’yi etkisi altına alan bir star olmak istedi ancak bunun için 70’li yıllara kadar beklemesi gerekecekti. Yeşilçam’da önce küçük rollerde yer almaya başladı. Ancak Türkan Şoray’a olan benzerliği ile birçok oyuncu adayının önüne geçti. En az onun kadar yetenekliydi Zerrin. Dudakları Türkan Şoray gibi ıslak ve aralık duruyor, gözleri uzaklara davetkâr bir ifadeyle bakıyordu.

Yetişkin Filmlerin Kraliçesi

70’li yıllarda yetişkin film furyası başladı. Birçok oyuncu ya kenara çekildi ya da sahnelerde şarkı söyleyerek geçimini sağladı. Bu dönemin içinde yer almak istemediler ama Zerrin öyle değildi; kafasına koymuştu bir kere. Yeteneğini göstermenin bedeli bedenini sergilemekti. Eğer yapmaya kararlıysa yapacaktı da. Bu şans 1971 yılında ayağına geldi. Böyle bir güzelliği kaçırmak istemeyen yapımcılar ona “Çıldırtan Kadın” filminde başrol verdiler. Erkek başrol oyuncusu Tarık Şimşek’ti. Bu fırsatı kaçırmayan Zerrin, teklifi kabul etti ve Yeşilçam’a sansasyonel bir başlangıç yaptı. Diğer oyuncuların aksine o Yeşilçam’a direkt yetişkin filmleriyle başladı. Ardından “Solan Yaprak”, “Gönül Oyunu” ve “Kadınlar” filmi geldi.

Artık bir star olmuştu Zerrin Egeliler. Adının görüldüğü filmler izlenme rekorları kırıyor, yapımcıları peşinden koşturuyordu. Her filmi olay oluyordu. Bu tür filmlerde o dönemin ünlü isimleri olan Aydemir Akbaş, Hadi Çaman, Salih Güney, Kazım Kartal, Mete İnselel, İbrahim Kurt, Bülent Kayabaş gibi isimlerle kameralar karşısına geçiyor ve cüretkâr sahnelerde rol alarak o dönemde magazin dünyasının en çok takip edilen oyuncularından biri olmayı başarıyordu.

Yetişkin filmleri dışında ilk ciddi deneyimi “Dila Hanım” filmiyle olacaktı. 1974 yılında başvurduğu bir ajans sayesinde Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın başrollerini paylaştığı bu filmde rol almayı başardı. “Dila Hanım” güzel iş yaptı ve orada görünen bu güzellik tüm erkeklerin ve yapımcıların ilgisini çekti. Öyle ki Zerrin Egeliler bu filmde çok beğenildi. Havalı kahkahası, oldukça güzel vücudu ve ideal Türk kadını profiliyle öne çıkmıştı.

Yetişkin filmleri inanılmaz bir hızda çekilmeye başlandı. Hatta bir filmin çekiminde iki film birden çekiliyordu. Sanatçılar hangi filmde oynadığını bile bilmiyorlardı. Yerli izleyiciler bu filmlere bayılıyordu. Ardından filmlerin biri geliyor, biri gidiyordu. Zerrin Egeliler hep başroldeydi. Türk sineması bu yetişkin filmleri sayesinde ayakta kalıyordu. Birçok oyuncu işsiz kalırken, Zerrin Egeliler, Arzu Okay ve Figen Han gibi oyuncular işsiz kalmıyor ve hemen hemen her gün film çekimlerinde ter döküyorlardı.

Zerrin Egeliler aslında toplumsal yanlışlara parmak basmaya çalışan filmlerde oyunculuğunu göstermek istemiş ancak işin sonu hep soyunmaya vardığı için oyunculuk yönü hep arka planda kalmıştı. Hatta Zerrin Egeliler, Guinness Rekorlar Kitabı’na bile girdi. Bir senede en çok filmi çekerek, yaklaşık 37 filmde oynayarak bir dünya rekoruna imza attı ve hâlen bu rekor kırılamadı.

Ani Çöküş ve Gözlerden Uzak Bir Hayat

12 Eylül 1980’de yapılan darbeden sonra yetişkin filmleri yasaklandı. Filmlerin gösterime girmesi sansür kurulu tarafından engellendi. Bu durum, film anlaşmaları bir bir iptal olan sanatçıları gazinolarda sahne almaya itti. Ferdi Özbeğen, Mine Mutlu gibi isimler kariyerlerine şarkıcılıkla devam etti. Zerrin Egeliler’in de geri kalması düşünülemezdi. O da sahnelere adım attı ancak o kadar çok açık giyinirdi ki polis tarafından sahneden indirilip gözaltına bile alındı. 12 Eylül darbesinden sonra Zerrin Egeliler bütün işlerine ara verdi ve işleri ters gitmeye başladı. Daha sonra işe tekrar başladığında çıktığı gazinolara polis baskınları düzenleniyordu. Bu baskınlar ve yıldırmalar onu çok etkiledi ve bütün işlerden elini eteğini çekti.

1981 yılında Kibariye ve Fikret Hakan’ın başrollerini paylaştığı “Kim Bilir” isimli filmde bir rol alıp sinema hayatına da son verdi. Sonrasında sinemayı ve yetişkin sinemanın kendisine getirdiği şöhreti unutarak bir gece kulübü sahibiyle evlendi. İstanbul’u bırakıp Bursa’ya yerleşti. Gözlerden uzak bir hayat süren çiftin bir de oğulları oldu. Zerrin Egeliler sanki dünyayla bağlantısını kesmiş, ortadan resmen kaybolmuştu.

Son Perde: Bir Tabutun Ardında Gelen Veda

Eşi Fahri Bey, son yıllarda KOAH hastalığıyla mücadele ediyordu. Tedavi devam ederken beyninde bir tıkanıklık oluşmuş ve komaya girmişti. Ne yazık ki girdiği komadan çıkamayan Fahri Bey hayatını kaybetti. Türkiye, son gazinocular kralını, Zerrin Egeliler de eşini kaybetmişti.

İşte onu ilk kez eşinin cenaze töreninde gördük. 2017 yılında Zerrin Egeliler, hayat arkadaşını tabutunun arkasından gözyaşları döküp el sallayarak uğurladı. Sevdiği adamın kaybını iliklerine kadar yaşadığı her halinden belli oluyordu. Ne kadar yaşı ilerlese de, zaman hızla akıp geçse de o, birçok insanın gözünde hâlâ 70’lerin büyük sansasyonel oyuncusuydu. Oynadığı cesur rolleriyle, yaptığı çarpıcı açıklamalarıyla bir döneme tek başına damga vurmuştu.

Ve bir Zerrin Egeliler geçti bu hayattan.

Bir yanıt yazın