Vahap Aydoğan’dan: Kadın Direnişinin, Sessizliğin ve Hafızanın Sergisi Göbeklitepe’de

Vahap Aydoğan'dan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel sergi...

Vahap Aydoğan’dan: Kadın Direnişinin, Sessizliğin ve Hafızanın Sergisi Göbeklitepe’de

Sanatçı Vahap Aydoğan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadının tarih boyunca verdiği görünmez mücadelelere, bastırılmış hikâyelere ve direnişin sessiz biçimlerine ışık tutan kapsamlı bir sergiyle sanatseverlerin karşısına çıkıyor.

Vahap Aydoğan’ın bu yılki sergisi, 20 farklı kültüre ait kadın hikâyelerini bir araya getiriyor. Türkiye’den Latin Amerika’ya, Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan bu anlatılar; savaşın, göçün, emeğin ve sessizliğin içinden yükselen kadın seslerinin kolektif bir yankısı olarak şekilleniyor. Her hikâye, kendi coğrafyasının rengiyle, kendi toplumunun acısıyla, ama aynı zamanda evrensel bir direnişin diliyle birleşiyor.

Aydoğan, sergiyi iki simgesel mekânda eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor:

Germüş Kilisesi, inancın, sığınmanın ve dayanışmanın sembolü olarak, kadının içsel direncine ve ruhsal derinliğine işaret ediyor.

Göbeklitepe ise, insanlık tarihinin başlangıç noktasında, kadının yaratıcı ve dönüştürücü gücüne, “başlangıcın dişil kökenine” vurgu yapıyor.

Vahap Aydoğan serginin önemine şu şekilde  atıfta bulunuyor.: Kadın, sadece yaşamı doğuran değil, tarihi de sırtlayan varlıktır.Bu sergi, bastırılmış hafızanın taşlara, duvarlara, gökyüzüne kazınmış izidir.”

Sergide yer alan eserler; resim, heykel, yerleştirme ve video-art gibi farklı disiplinleri bir araya getiriyor. Her bir çalışma, bir kadının hikâyesine, bir kültürün suskunluğuna ve bir çağın vicdanına tanıklık ediyor. Kadının görünmez emeği, sesi kısılmış neşesi, yoksulluğun ya da savaşın ortasında kalan sessiz duruşu; Aydoğan’ın tuvalinde, yüzeylerde ve formlarda yeniden doğuyor.

Aydoğan, bu sergiyi yalnızca bir sanat etkinliği olarak değil, insanlığın vicdanına yönelmiş bir tanıklık biçimi olarak kurguluyor. Kadınların susturulan hikâyelerini, kültürel sınırları aşan bir ortak bellek alanına dönüştürüyor. Germüş Kilisesi’nin taş duvarları ve Göbeklitepe’nin binlerce yıllık sessizliği arasında yankılanan bu hikâyeler, kadın varlığının evrensel sürekliliğine dair güçlü bir hafıza kuruyor.

Vahap Aydoğan’ın bu özel sergisi, kadının tarihsel emeğine, direnişine ve varoluşuna saygı duruşu niteliğinde. Kadının yaratıcılığını, üretkenliğini ve insanlık tarihindeki sessiz ama derin izini görünür kılmayı amaçlıyor.

Bir yanıt yazın