Hatıralar Bahçesinde Buluşma

Kamil Hızer 16.08.2026 - 12:17 4 Dk Okuma
Hatıralar Bahçesinde Buluşma

Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu'nun üstlendiği  Yalçın Gökçebağ ve Türkan Şoray imzalı eserlerin ve Türkan Şoray'ın filmlerinde kullandığı kimi giysi ve aksesuarların yer aldığı " Hatıralar Bahçesinde Buluşma " adlı sergiyi hayranlıkla ziyaret ettim. 


Bir an durdu. Göz pınarlarında biriken yağmur bulutlarının dağılmasını bekledi. 

Tren hareket etmiş, genç kadın peronda trenin hızına uyarcasına adımlarını sıklaştırmaya başlamıştı.Sevdiği adamın kompartıman penceresinden uzattığı eli bırakmadan yürüyordu. Sonbahar rüzgarlarının önüne katıp savurduğu mavi eşarp umurunda değildi. 

Kısa bir süre sonra elleri zorla birbirinden ayrıldı, Türkan ( yoksa Azize, Mine, Sabiha, Esme, Leyla, Güllü ya da Suna mıydı adı), hala kompartımanın hizasındaydı, ona buna çarparak tüm hızıyla koşuyordu.Giderek geride kaldı.Peron bitmişti.

Hava soğuktu ve yağmur çiseliyordu.

Öncelikle belirtmeliyim, Yalçın Gökçebağ'ın eserleri, nasıl desem, içten dışa, dıştan içe, şimdiden yarına, dünden şimdiye bir yankı gibiydi.Düşle, yaşam ve gerçek arasındaki çelişkiyi, uzlaşmayı hissettim, bir hayat içinde bir sürü hayata eriştim adeta.Yalçın Gökçebağ ile hatıralar bahçesinde dolaşırken, sonu bize bırakılmış öykülere rastladım bazen... biçemi, estetiği, yarattığı atmosferle, yeteneği, ustalığı, iç sürekliliğiyle ortaya koyduğu eserlere sözcüğün tam anlamıyla hayran kaldım.

WhatsApp Image 2026-08-14 at 18.38.47
WhatsApp Image 2026-08-14 at 18.38.48

 Türkan Şoray...

" Birleşen Yollar " , " Arım Balım Peteğim ", " Dila Hanım ", " Selvi Boylum Al Yazmalım ", " filmlerinde kullandığı başlıklar, " Gelin Çiçeği ", " Hayallerim ve Aşkım " da giydiği iki kostüm...

Ve o yağlı boya portre çalışmaları ...

WhatsApp Image 2026-08-14 at 18.37.16

 

WhatsApp Image 2026-08-14 at 18.37.17 (1)
WhatsApp Image 2026-08-14 at 18.37.17

Sultan Gelin, belki Hazal'dı o ata binmiş güzeller güzeli kız. 

" Berdel " den çıkıp gelmiş Hanım, " Azap " ın Elif Ana'sı, " Yılanı Öldürseler "in Esme'si,  " Vukuat Var "ın Güllü'sü, " Ana " filminin Döndü'sü, " Devlerin Aşkı " nın unutulmaz Türkan'ını, binlerce yıllık toprakların Ana Tanrıça'larını hatırladım birden. 

Selim İleri haklıydı :

" Yılları düşündüm. Yıllar: Hayranı olduğum artist Türkan Şoray'dan sevgili arkadaşım Türkan Hanım'a, hayatta en çok sevdiğim insana yol alan yıllar. Ben onu hep " Bizim Dostoyevski'miz' gibi alımladım. Hayat ve ruh ezgilerine en çok onun canlandırdığı karakterler seslenebildi... " 

Hatırlıyorum, Filiz Akın'ın özenle sakladığı fotoğrafları, belgeleri tasnif ederken birden karakalem bir Filiz Akın portre çalışması dikkatimi çekmişti. Resim kağıdında tüm güzelliğiyle bana bakan Filiz Akın... gözlerim kamaşmıştı o an.(Anıların istilası mı, desem ?) Ve neden sonra imzayı fark ettim: Türkan Şoray ! 

Her defasında " Sultan arkadaşım " diye tanımladığı ve Paris'te yaşadığı yıllarda, " En çok İstanbul'u ve Türkan Şoray 'ı özledim, " diyen Filiz Akın'ı düşündüm yine.

Yağmurlu bir günde gökkuşağını aramaya hazırdım.Tam da o an bir kuğunun şarkısı ile ürperdim. 

Yalçın Gökçebağ ve Türkan Şoray ile " Hatıralar Bahçesinde Buluşma " güzeldi...her rengin, her tonun, her çizginin makamını, iç sesini, yarattığı çağrışımları duyumsamak da !

HABER: Pınar Çekirge / Magazinname.com

Yorumlar (0)

Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!

Fikir Belirt

3 + 5 = ?