Bir VUSLAT Hikayesi

Kamil Hızer 17.09.2026 - 11:10 8 Dk Okuma
Bir VUSLAT Hikayesi

" Hiç bilmezdim hayatın bir kamyon kasasına sığacak kadar olduğunu. Belki de 35 senedir aynı evde oturduğum için. Bence arada bir taşınmalı insanlar. Gerekmese de taşınmalılar. Kocaman kocaman anlamlar yükledikleri hayatlarının ne kadar küçük olduğunu anlarlar..." 
 

Alper Angın'ın yazdığı, Tolga Yeter'in yönettiği VUSLAT adlı oyunda Nilgün Kasapbaşoğlu'nun resital tadındaki oyunculuk gösteriminin giderek gerçek bir virtüöziteye dönüşen benzersiz, etkileyici yorumunu, 'özellikle' izlemenizi öneririm.

Tek başına hayata, eril dünyanın kurallarına karşı koymaya çalışan bir kadın duruyordu az ötemizde...yüreği giderek soğmuş bir kadın.Bir kamyon kasasına yüklenmiş otuz beş yıllık umutlar, sevinçler, hayal ve hayat kırıklıkları, hüzünler, yorgunluklar vardı sadece...ve derin bir özlem.

" Bir kamyon kasası kadarmış her şey..."

Hicaz, hüzzam, suzinak makamında hatıralar arasındaydı ve biliyordu, artık itiraf zamanıydı vuslata az kalmıştı çünkü...belki bir hafta, en çok on gün.

Akıcı bir sahneleme, temposu bir an düşmeyen bir oyunculuk, sahneden yayılan duyarlık esintisi...içe işleyen bir melodram.Kısaca, VUSLAT !

1000061072

Şimdi düşünüyorum da; Nilgün Özhan Kasapbaşoğlu, 23 Temmuz 1962'de henüz altı yaşında küçücük bir çocukken, Rumeli Hisarı'ında, Muhsin Ertuğrul'un sahneye koyduğu 'Macbeth'de Banguo'unun iki çocuğundan biri olarak ( Diğer çocuğu ise Vildan Gürelman canlandırmaktaymış ), beyaz tayt ve kırmızı pelerini ile surların tepesinde, sahneye adımını atmıştı ilk kez.

Geleneği, çağdaş, modern tiyatroyla birleştiren benzersiz oyunculuk tekniği, müthiş sahne hakimiyeti ve kimyası, yüksek kıratlı pırlanta değerindeki yorumculuğuyla Nilgün Kasapbaşoğlu yaşar kıldığı sayısız genç kız tiplemesiyle ikonlaşmış bir akris, hiç kuşkusuz. Nasıl tanımlasam, bir kadın ve tiyatro sanatıyla sürüp giden onurlu, başarılarla dolu bir hayat.Cesaretle, ısrarla, çalışarak geçip giden yıllar.Zaten hayat ve tiyatro ancak bu kadar birbirine dost ve sadık kalabilir, bu kadar gerçek ve duru olabilirdi.Adının önüne sayısız biyografiler, personalar ekledi her defasında; Bianca, Feride, Aysel, Sultan, Melahat, Saadet oldu.

Cemal Süreya'nın ‘derin deniz mavisi’ gibiydi sahnede.Bir ışık seli, gerçek bir grande dame.

Ve o oyunlar : 'Macbeth’, ‘ Hırsız Var’, ‘Ceza Kanunu’, ‘Altı Kişi Yazarını Arıyor’, ‘Titanya’, ‘Tombik’in Başına Gelenler’, ‘Baba’, ‘Ayışığında Şamata’, ‘Hırçın Kız’, ‘Sarı Naciye’, ‘Soytarı’, ‘ Salon Mutfaktır’,‘Balaban Ağa’, ‘Patavatsız Hanımefendi’, ‘Yedi Kocalı Hürmüz’, ‘Çil Horoz’, ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’, ‘Kızım ve Ben’, ‘Sevdiğim Adam’, ‘Salon Mutfak’, ‘Düğün ya da Davul’, ‘Eşik’, ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’, ‘Üç Kuruşluk Opera’, ’Taş Bademler’, ‘Koca Dağlar Ağası’, ‘Eski Fotoğraflar’, ‘Haftabaşı’, ‘Trampacılar’, ‘Saadet Hanım’, ' Kördüğün'...

VUSLAT sanatsal niteliği, yaşama ve insana dair iletisi, sahnede yarattığı duyarlık rüzgarıyla, aktarma biçimiyle, derinlikli oyunculuk performansı, dengeli, özenli ve tekrara düşmeyen anlatımıyla birden çok kez izlenmeyi hak eden, iz bırakan bir yapıt.

Dahası VUSLAT kalbe dokunan, son derece başarılı bir tekst...gerçek bir melodram.Art arda gelen savruluşlar, hep o hüzün...bir fotoğraf karesinde dondurulup, sabitlenmiş, ağır aksak, bazen soluk soluğa  yaşanmış, geçmiş zamanlar.

1000061071

Oyunu yazarı Alper Angın'dan dinledim :

 " Tek başına yel değirmenleriyle savaşan ve romanın aksine taş duvarları yenmeyi başaran, tek kişilik ordu sınıfından kadınları çok iyi tanırım. Çünkü ben 6 kendisi ve annem 32 yaşındayken ölen bir adamın, yürekli karısı tarafından büyütüldüm. Oyunun büyük bölümü annemin çıkmazlarını anlatır. Bunların herkese dokunacak türden kavgalar olduğunu bilecek kadar da çok yalnız anne tanıdım. Mesela eşim biz evlenene kadar kızıyla aynı yolları yürümüş bir kadın. Bir sürü akrabam, arkadaşım, eski sevgilim ve uzaktan hayatına şahitlik ettiğim kadınlar gibi."

 " Ben zor bir hayat yaşayıp sonunda taşlaşan da çok kadın tanıdım. Anneannem, hatta belki biraz annem gibi. Ki oyunda onlar da var. Ben 'kadının kadına ettiği zulmü düşmanı etmez' dedirten çok kadına karşı verilmiş çok mücadeleye şahitlik ettim. Oyunda o kadınlar da var."

 " Ve kadına, özellikle de dul kadına bakışları noktasında ortaklaşan, okumuşundan cahiline çok erkek tanıdım. Oyunda onlar da var. Sonuçta aklımdakiler kağıda döküldü ve VUSLAT ortaya çıktı."

" VUSLAT'ın sahnelenmesine gelince : Uzaktan bir tanışıklığım olan Nilgün Kasapbaşoğlu'nun oyunumu okumasını ve eleştirilerini duymayı çok istemiştim. Bir şekilde kısmen bunu başardım. Nilgün Hanım okudu ama eleştirmedi. Kısmen demem o yüzden. Çünkü duyduklarımın tümü övgüydü. Yakın ilişkide olduğu çok değerli tiyatro insanı Tolga Yeter'in de okumasını sağladı. Nilgün Abla Şehir Tiyatroları'ndaki yolculuğunu pandemide sessiz sedasız bir jübile yaparak sona erdirmiş olmasına çok üzülüyordu. Tolga Yeter ise eşi Yelda Serbes ile birlikte güç verdikleri Karnaval Tiyatro'nun mücadelesine ara vermek zorunda kalmalarının üzüntüsünü yaşıyordu. Ben de İstanbul seyircisinin huzuruna çıkmayı çok istiyordum.VUSLAT herkesin derdine ilaç oldu ve bir anda çalışmalar başladı. VUSLAT seyircisiyle buluştu."

Perde açıktı.Işıklar çoktan kararmış, sadece sahne aydınlatılmıştı.Ahşap sandığa doğru yürüyünce, tahta zeminde oluşan ince çıtırtıları işittim.

Replikler git gide dağılıp uzaklaşırken, inci grisi bir ışık düştü dekora.Ürperdim.

Künye :

Yazan: Alper ANGIN

Yöneten: Tolga YETER

Sahne-Kostüm Tasarım: Yelda SERBES

Işık Tasarım: Mahmut ÖZDEMİR

Ses Tasarım: Global Dubbing Center

Görsel Tasarım: The Smart Interactive

Yardımcı  Yönetmen: Yalgın YETER

Reji Asistanı: Çağan Efe BÜYÜKAYDIN

Fotoğraf-Afiş Tasarım: Nihan ŞENOL

Dış Sesler: Aziz ACAR-Begüm ALINCA-Berna ADIGÜZEL–Bora SEÇKİN- Çağan Efe BÜYÜKAYDIN-Emel TEKTAŞ-Emrah AKŞIK-Hüseyin ZABÇI-İrem YÜKSEL-Mert  AYDIN–Merve KARAKUL-Nazlı ÇETİNEL –

Nurkan TÖRÜN –Ömer Can ÇELEBİ-Sinem SEZER-Şensel UYKAL-Şeyla HALİS-Tara TOKEL-
Tolga YETER-Tuğba BİLİCİ-Vahit ATAN-Yalgın YETER-Yelda SERBES-

HABER: Pınar Çekirge

Yorumlar (0)

Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!

Fikir Belirt

9 + 9 = ?