Alan Cihangir'den "KADİFE ÇİÇEKLERİ"

Kamil Hızer 11.09.2026 - 18:26 3 Dk Okuma

20 Eylül 2026 akşamı, Alan Cihangir'de ı " DNA " yı yeniden izleyeceğim.Öneririm...

Alan Cihangir'den "KADİFE ÇİÇEKLERİ"

Alan Cihangir'in yapımcılığını üstlendiği, Paul Zinder'ın ünlü eseri "The Effect of Gamma Rays on Man-in-the-Moon Marigolds / Kadife Çiçekleri" adlı oyunu Nihan Okutucu " DNA " ismiyle uyarlanmış ve yönetmiş, dramaturjisini İlke Melikoğlu, ışık tasarımını Ziya Kasapoğlu, reji asistanlığını Nesrin Yari, afiş tasarımını Sude Bol, teknik desteği Ali Demiral üstlenmiş. Emek Targan Gürsoy, Hilal Başak Bol, Eda Yazıcı üç karakterlere başarıyla hayat vermiş...

" Bir zamanlar patlayan yıldızların içinden çıkan parçalar…Sonra güneş…Sonra gezegenler…Sonra da dünyada ortaya çıkan ilk küçük canlılar. O ilk canlıların içinde tüm bu bilgiyi saklayan bir şey vardı. Küçücük bir şey vardı. Bilgiyi nesilden nesile aktaran bir şey. Bilim insanları ona DNA diyor. DNA çok küçük. Ama bütün canlıların nasıl büyüyeceğini, nasıl görüneceğini, nasıl yaşayacağını söyleyen şey de o. Benim elimin içinde de o kod var. Çiçeklerin ve Piti’nin içinde de var. Ve ben düşünmeden edemiyorum… Ya o kodu biraz değiştirirsek? Doğa kendi hikâyesini yazarken biz de küçük bir kelime ekleyebilirsek? Belki bir çiçek daha parlak olur. Belki daha güçlü büyür. Belki de hiç görmediğimiz bir renk açar. Bütün bunlar o küçücük kodun içinde saklı..." 

Oyunu okurken/ izlerken " İnsan ait olduğu yerden gidebilir mi, yoksa taşıdığı DNA onu hep aynı sona mı götürür " sorusunu düşünmemek imkansız.

" Sonuç: Yaptığımız deney genlerin etkisini bize gösterdi.
Nesilden nesile geçen genlerin olduğunu bilmek, yüzyıllar hatta binyıllarca önce de var olduğumuzu bilmek demek. Binlerce yıl önce yaşamış bir insanla aynı parçayı taşıyorum demek. Rüya gibi... ve korkutucu... 

Yarın için tasarılarım ne? Bu deney onları ne kadar etkiledi?

Bir kere, DNA düzenlemelerinin Çiçekler üzerindeki etkisi dikkatimizi daha büyük şeylere çevirdi. Güneşe, yıldızlara… Bütün evren küçük parçacıklardan kurulu bir dünya olabilir mesela... Bu dünyayı tanımak istiyorum. İçimdeki her atom, hepimizin içindeki atom… 

Sadece küçücük bir adım atabildiysek bizden öncekilerden, başardık demek. Ne kadar büyük bir güç. Ne kadar umut verici."

Sahi " Kadife Çiçekleri " ni, seksenli yılların hemen başında Deniz Gökçer, Serpil Tamur'lu kadodan izlemiş hayran kalmış ve sonrasında Paul Zindel'in eserleriyle de tanışma fırsatını yakalamıştım.

Pınar Çekirge / Magazinname.com

Etiketler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!

Fikir Belirt

6 + 7 = ?