Hoş geldin Zeynep, nasılsın? Öncelikle seni tanıyabilir miyiz? Kimdir Zeynep Bağsürer?
Hoş bulduk, teşekkür ederim. Ben Zeynep Bağsürer. Güzellik sektörüne girişim tamamen hayatın bana sunduğu bir yolculukla başladı. İlk adımı attığımda bu dünyanın sadece teknik bilgiyle değil, aynı zamanda güçlü iletişim, sabır ve yaratıcılıkla ilerlediğini gördüm. İnsanlarla kurduğum sıcak bağ, güler yüzüm ve el becerim bu mesleğe olan ilgimle birleşince, zamanla hem profesyonel bir makyaj sanatçısı hem de sosyal medyada geniş bir kitleye hitap eden bir içerik üreticisi oldum. Bugün, kendi markamız olan Çağatay Bağsürer Kuaför’de aktif olarak çalışıyor, hem salonumuzda profesyonel hizmet veriyor hem de dijital dünyada insanlara ilham olmaya devam ediyorum. Benim için en büyük motivasyon, hem sahada hem de sosyal medyada insanların kendini daha iyi hissetmesine katkıda bulunmak.
Zeynep Bağsürer’in makyöz olma hikayesi nasıl gelişti?
Makyajla ilk tanışmam tamamen merakla başladı. Renklerle oynamak, yüz hatlarını ortaya çıkarmak beni hep büyülemişti. Zamanla bunun sadece bir hobi değil, insanlara dokunabileceğim ve onların özgüvenini artırabileceğim güçlü bir meslek olduğunu fark ettim. Eğitimler, deneyimler ve sahada geçen yılların ardından, bugün mesleğimi tutkuyla yapmaya devam ediyorum.

Makyaj sence öğrenilebilir bir şey mi yoksa yetenek mi?
İkisinin birleşimi diyebilirim. Yetenek sizi bir adım öne çıkarır, ama asıl farkı yaratan disiplin ve sürekli çalışmadır. Makyaj bir sanattır; teknik bilginiz, el pratiğiniz ve vizyonunuz olmadan sadece yetenek yeterli kalmaz. Benim için sürekli öğrenmek ve denemek en büyük sermaye oldu.
Senin imzanı taşıyan makyajların en belirgin özellikleri nelerdir?
Benim makyaj anlayışımda en önemli unsur, doğallık ve ışıldayan bir cilt. Tenin sağlıklı, canlı ve doğal görünmesi her şeyin temelinde yer alıyor. Kendi imzamı taşıyan makyajlarda yüz hatlarını gizlemek yerine doğru tekniklerle öne çıkarmayı tercih ediyorum. Gözlerde ise abartıya kaçmadan, zarif ama etkileyici dokunuşlarla bakışları güçlendirmeyi seviyorum. Kısacası, benim imzam sade ama güçlü bir etki bırakmasıyla tanınır; kişinin kendi güzelliğini gölgelemek yerine, en iyi şekilde ortaya çıkarır.
Sence en sık yapılan makyaj hataları neler?
En sık gördüğüm hata, kişinin yüz yapısına uygun olmayan uygulamalar. Mesela sadece trend diye herkese aynı eyeliner şeklinin yapılması ya da yanlış ton fondöten seçimi. Bir diğer hata da fazla ürün kullanmak. Makyajın asıl gücü, doğru ürünü doğru teknikle kullanabilmekte.
Sosyal medya yolculuğun nasıl başladı ve bugün yüz binlerce kişilik bir kitleye hitap ederken içeriklerinde en çok neye dikkat ediyorsun?
Sosyal medya yolculuğum tamamen doğal bir şekilde başladı. İlk paylaşımlarımda sadece yaptığım makyajları ve günlük deneyimlerimi paylaşırken, kısa sürede insanların ilgisini çektiğini fark ettim. Zamanla bu ilgi daha büyük bir kitleye dönüştü ve bugün yüz binlerce kişiye hitap eder hale geldim. İçeriklerimde en çok dikkat ettiğim şey ise samimiyet ve güven. Takipçilerimle kurduğum bağın en değerli tarafı, onlara sadece bir ürün ya da trend göstermek değil, aynı zamanda hayatın içinden, ilham verici ve faydalı bilgiler sunmak. Benim için sosyal medya; bir vitrin değil, gerçek bir iletişim ve paylaşım alanı.
Influencer kimliğinle profesyonel makyaj sanatçısı kimliğini nasıl dengeliyorsun?
Aslında bu iki kimlik birbirini besleyen taraflar. Sahada edindiğim profesyonel deneyimler, sosyal medyada paylaştığım içeriklere ilham veriyor. Aynı şekilde sosyal medyadaki içeriklerim de salonda bana gelen danışanlarla aramda güven köprüsü kuruyor. Buradaki en önemli denge noktası; her iki alanda da özgünlüğümü ve samimiyetimi korumak. Benim için influencer olmak sadece içerik üretmek değil, aynı zamanda sektördeki profesyonel duruşumu daha geniş kitlelere ulaştırmanın bir yolu. Bu sayede hem işimin ciddiyetini koruyor hem de sosyal medyada ilham verici, güvenilir bir figür olmaya özen gösteriyorum.
Makyajda marka ve ürünün etkisi ne kadardır? Sen en çok hangi ürünleri tercih ediyorsun?
Makyajda ürün ve marka seçimi kesinlikle çok önemli, çünkü doğru ürün hem uygulamayı kolaylaştırır hem de sonucu profesyonel bir seviyeye taşır. Ancak benim bakış açıma göre tek başına marka yeterli değildir; ürünü nasıl kullandığınız, hangi tekniklerle uyguladığınız da en az ürünün kalitesi kadar belirleyicidir. Benim tercihim her zaman cilt dostu, kalıcı ve doğal bitiş sağlayan ürünlerden yana oluyor. Fondöten seçiminde teni maske gibi kapatmayan, cildin doğal ışıltısını koruyan ürünleri tercih ediyorum. Göz makyajında ise pigmenti güçlü ama aynı zamanda kolay karıştırılabilir farlar ve eyelinerlar favorim. Bu noktada özellikle MAC ve NARS gibi profesyonel makyaj sanatçılarının da güvenle kullandığı markaları tercih ediyorum. Rujlarda ise günlük kullanım için nude tonlar en çok tercih ettiklerim arasında. Kısacası, ürünler işin temelini oluşturuyor ama onu sanata dönüştüren, doğru ellerde ve doğru tekniklerle birleşmesi oluyor.
Önümüzdeki yıllarda Zeynep Bağsürer markasını nerede görüyorsun?
Ben markamı sadece güzellik alanında değil, aynı zamanda ilham veren bir yaşam markası olarak konumlandırmak istiyorum. Önümüzdeki yıllarda hem Türkiye’de hem de global ölçekte daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyorum. Eğitimler, workshop’lar ve özel projelerle genç makyaj sanatçılarına yol göstermek, aynı zamanda sosyal medyada daha güçlü bir etki yaratarak sektöre yön veren isimlerden biri olmak istiyorum. Uzun vadede ise kendi imzamı taşıyan ürün ve projelerle Zeynep Bağsürer markasını kalıcı, güvenilir ve yenilikçi bir noktaya taşımayı planlıyorum.
Güzellik endüstrisinin geleceğinde hangi trendlerin ön plana çıkacağını düşünüyorsun? Bu trendlerin içinde sen kendini nasıl konumlandırıyorsun?
Güzellik endüstrisinin geleceğinde doğallık, minimalizm ve sürdürülebilirlik çok daha ön planda olacak. İnsanlar artık ağır makyajlardan ziyade, kendi cilt dokularını ve doğal güzelliklerini öne çıkaran uygulamalara yöneliyor. Aynı zamanda çevre dostu içerikler, etik üretim ve sürdürülebilir ürünler de tüketicilerin en çok önem verdiği konular arasında yer alıyor. Ben de kendi stilimi bu doğrultuda konumlandırıyorum. Makyajlarımda her zaman cildin doğal ışıltısını korumayı, abartıya kaçmadan güçlü bir etki yaratmayı önceliklendiriyorum. İçeriklerimde ise takipçilerime sadece trendleri göstermek değil, aynı zamanda bilinçli ürün seçimleri ve doğru tekniklerle güzelliği desteklemeyi aktarmayı amaçlıyorum. Geleceğin bu yeni güzellik anlayışında, ben de doğallığı ve profesyonelliği bir araya getiren isimlerden biri olmayı hedefliyorum.
Son olarak, hem takipçilerine hem de güzellik sektörüne ilham olmak isteyen genç kadınlara ne söylemek istersin?
Her şeyden önce kendinize inanın ve sabırlı olun. Başarının yolu, özgünlükten ve emekten geçiyor. Başkalarının beklentilerine göre değil, kendi tutkularınıza göre ilerleyin. Güzellik sektöründe kalıcı olmanın sırrı sadece teknik beceriler değil; samimiyet, disiplin ve kendinizi sürekli geliştirmeye olan bağlılıktır. Sosyal medyada da, profesyonel hayatta da en değerli şey güven. Siz dürüst ve gerçek olduğunuzda, yolunuz mutlaka açılıyor. Benim en büyük tavsiyem; cesur olun, çok çalışın ve kimliğinizi kendi ışığınızla parlatın.
Magazin Name Güncel Magazin Haberleri