AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu
Magazin Name

Tiyatro özveri ister

“Bir Eski Zaman Hikayesi” bana tiyatronun perde arkasını gösteren bir oyun oldu…

REKLAM ALANI
13.05.2022
67
A+
A-

Perşembe akşamı Gültepe Kültür Merkezi’nde Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nun “ Bir Eski Zaman Hikayesi” oyununu izlemeye gittim.

 

Önce biraz oyundan bahsedeyim istedim. Oyunu Barış Bölükbaşı yazmış ve yönetmenliğini Çiğdem Tunç yapıyor.

 

“Bir Eski Zaman Hikayesi” oyuncu kadrosuna bakınca Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nun kemik kadrosu ve tabi ki her oyununda olduğu gibi Türkiye’nin tanınmış isimleri de o tiyatro sahnesinin tozunu yutmaya başladığını görüyorsunuz.

 

Oyunda geleneksel Türk Tiyatrosu’nun Kanlı Nigar’dan, Tuzsuz Deli Bekir’e kadar tüm karakterleri yer alıyor.

 

Oyun gerçekten izleyicisine keyif veriyor ve bunu zaten salondan gelen alkış sesleriyle görüyorsunuz.

 

Ama ben oyunu anlatmaktan ziyade özellikle bu gece gördüğüm, tanık olduğum bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Oyunun hemen öncesinde kulise inerek başta Çiğdem Tunç olmak üzere Bora Gencer, Tarık Mengüç, Sema Aras, Deniz Salman, Alp Balkan, Soykan Kişioğlu, Savaş Özkartal, Derya Yıldız, Süreyya Gökhan, Aybars Kuday’a hem selam vermek hem oyunlarında başarılar dilemek istedim.

 

Kulise indiğimde ilk Çiğdem Tunç’un yanına uğradığımda bırakın ayağa kalkmayı, adım atmakta zorlanan bir Çiğdem Tunç ile karşılaştım.

 

Kendisine başarılar dilerken ayağa kalkmakta zorlandığını görünce nedenini sormak istedim ve sordum da.

 

Bana ciddi bir fıtık sorunu yaşadığını söyledi.

 

Ben de istemsizce o zaman bu acı ile nasıl sahneye çıkacaksın diye sorduğumda sadece gülümseyerek “Sahneye çıktığımda o acıyı hissetmiyorum ki” diye cevap verdi.

 

Sadece sustum.

 

Ardından Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nun erkek oyuncularının bulunduğu kulise geçtim.

 

Oyunda “Tuzsuz Deli Bekir” karakterini canlandıran Tarık Mengüç, Bora Gencer, Deniz Salman ve diğer oyuncularla sohbet ederken özellikle Tarık Mengüç ve Bora Gencer’in durgunlukları gözümden kaçmadı.

 

Oyun bittiğinde işin aslını gördüm ve gerçekliğine tanık oldum.

 

Tarık Mengüç hastaneden kolundaki serumu çıkartıp o sahneye gelmiş.

 

Bora Gencer hasta olan babasını bir yakınına emanet ederek Bodrum’dan sadece bu oyunu sahnelemek için gelmiş.

 

Ha keza sevgili dostum Deniz Salman ağır bir gribal enfeksiyon yaşadığı halde o da sahnede sanki hiçbir şeyi yokmuşçasına oyunculuğunu sergiledi.

 

İşte bu sanatçılıktır.

 

Yoksa oranı buranı açmakla, başkalarıyla yakalanmakla veya başkalarının üzerinden prim yapmakla sanatçı olunmaz. Olsa olsa onların ki sadece şaklabanlık olur.

 

Bu arada oyun ve oyuncular hakkında küçük küçük dip notlar geçeceğim.

 

Oyun öncesinde Tarık Mengüç’e tiyatro oyunu hakkında sorduğumda bana mütevazi bir şekilde küçük bir rolünün olmadığını ve oyunculukta bir iddiasının olmadığını ifade etmişti.

 

Ama oyunu seyrettiğimde rolünün ne kısa olduğunu ve oyunculukta bir iddiası olmadığı sözünün boş olduğunu gördüm.

 

İzlerken keyif aldım. Sadece ben mi?

 

Salondaki herkes aynı keyfi aldı, tüm bunların yanında şarkıları ile de ben dahil herkes eğlendi.

 

Bora Gencer, Deniz Salman ve Soykan Kişioğlu için ayrı bir paragraf açmak istiyorum.

 

O ne muhteşem oyunculuk öyle.

 

İzlemeye doyamayacağınıza eminim.

 

Hani bir sanatçının muhteşem performansı sonrası “Performansınıza şapka çıkartılır” diye bir terim kullanırız.

 

İşte bu terimi bu oyundaki aslında herkese söylemekten mutluluk duyuyorum.

 

Tabi tüm bunların yanında her karşılaştığımda sadece bir tebessümü ve içtenliğiyle beni benden alan Sema Aras için de birkaç kelime söylemek istiyorum.

 

Bazı oyuncular vardır, sadece o sahnede olmaları yeterlidir.

 

Ve o varlıklarıyla sahneyi doldurur.

 

Sema Aras işte benim için böyle bir oyuncudur.

 

Evet yazımın başlığı gibi aslında sadece tiyatro değil sanat ciddi bir özveri ister. Ve bu özveriyi Perşembe akşamı bana yaşatan herkese binlerce kez teşekkür ediyorum.

 

İyi ki varsınız….

 

Yazımı şahsıma ait ama ileride dillerde pelesenk olacağını düşündüğüm bir kelime ile bitirmek istiyorum.

 

“Tiyatro candır, gerisi heyecandır”

 

Not: Bu arada bu oyunu muhakkak izlemenizi tavsiye ederim.

Kamil HIZER / Magazinname.com

REKLAM ALANI