Saadet Sun, mütevazi bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da 1 Ocak 1944’te dünyaya geldi. Daha çok küçük yaşlarda iken hayatının en derin izini babasını kaybederek yaşaması aslında hayatının gidişatını tamamen değiştirdi. Saadet Sun kendi ifadesiyle “Babam hayatta olsaydı sanatçı olmama izin vermezdi.” Babasının yokluğu, belki de ileride adını duyuracağı sanat yolculuğunun önünü açtı.”
Babasın kaybettikten çok kısa bir süre sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nın önemli isimlerinden Şükrü Atav tarafından keşfedilen Saadet Sun’un annesine “Kızınızın sesinin tonu çok güzel, çocuk oyunlarıyla bizimle başlasın.” demesinin ardından ilk sahne deneyimin Mark Twain’in Tom Sawyer eserinde Tom’un annesi rolüyle yaşadı. Bu oyunun hemen ardından Sun bu kez de Musahipzade Celal’in Mum Söndü operetinde sahnede ilk kez şarkı söyledi.
Çocuk oyunları ile tiyatro dünyasına ilk adımını atan Saadet Sun yetişkinler için yapılan oyunlarda rol alırken bu dönemde hocalığını Avni Dilligil yaparken, onu bir müzikal için hazırladı. Saadet Sun, o dönemi yıllar sonra Hürriyet Kelebek’e verdiği röportajda şöyle anlattı:
“Bir müzikal sahneye koyuyorlardı. Şarkı söylemem gerekti. O gece basından bir arkadaş kulise geldi ve ‘Neden 45’lik yapıp şarkı söylemeyi düşünmüyorsunuz?’ diye sordu. Ben de ‘Ben tiyatrocuyum, şu an bunu yapamam’ dedim. O da bana ikisini birden yapabileceğimi söyledi.”
Saadet Sun yıllar 1964’ü gösterdiğinde tiyatro dünyasına ilk adımını attıktan 3 yıl sonra da müziğe adım attı. Dönemin en gözde eğlence mekanlarından biri olan Batı Kulüp’te şarkı söylemeye başlayan Saadet Sun, Doruk Onatkut Orkestrası eşliğinde kaydetti. Anıların En Güzeli ve Sonsuz Sevgi adlı bu plak, onun şarkıcılık kariyerinin ilk adımıydı.
Müzik dünyasına attığı ilk yıllarında Ergüder Yoldaş ve Esin Engin’le yaptığı çalışmalarla elde ettiği başarıların ardından Atilla Özdemiroğlu ve Şanar Yurdatapan’ın şirketinde çalışmaya başladı. Bu dönemde hayatına girecek bir başka isim, müzikteki yönünü değiştirecekti: Sezen Aksu oldu.
Yıllar 1978’i gösterdiğinde Sezen Aksu elinde içinde kendisine ait şarkı sözleri ve besteleri olan küçük bir defterle Sun’un evine geldi. İkili bu görüşme esnasında o defterden seçilen “Yeter Ki” adlı şarkı seçildi ve şarkı hemen kayda alındıktan sonra Ankara’ya gönderildi ve hemen onay aldı. Onayın ardından radyolarda çalmaya başladı. 1978 yılında yayınlanan Yeter Ki, ona geniş bir dinleyici kitlesi kazandırdı. Artık aranılan bir sanatçı olan Sun, Fecri Ebcioğlu, Selmi Andak ve Aysel Gürel gibi isimlerle çalışmalar yaptı.
Yıllar 1979’u gösterdiğinde Saadet Sun Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek ismin belirlendiği Türkiye finaline katıldı. Sevgilim adlı şarkısıyla dördüncü oldu. Ardından Bilemiyorum ve yıllar sonra seslendireceği Mükafat gibi şarkılarla da hafızalarda yer etti.
Bu başarılarının hemen ardından Saadet Sun’un ilk büyük sahne deneyimi 1970’lerin popüler kulüplerinden Playboy’da gerçekleştirirken artık gazinoların aranılan isimlerinden biri oldu. O dönemde yoğun bir sahne hayatı olan Sun aynı gecede iki farklı yerde sahneye çıkar; önce gazinoda, ardından gece kulüplerinde program yapardı.
Artık başarıları arka arkaya gelmeye başlayan Saadet Sun Türk müziğinin en önemli isimlerinden Zeki Müren’le tanıştı ve onunla birlikte tam beş yıl çalıştı. Zeki Müren ona “Türkiye’nin Elizabeth Taylor’ı” adını verdi. Sanat Güneşi, programlarında sahne alacak isimleri bizzat seçerdi ve Saadet Sun bu seçkide uzun süre yer aldı.
Müzikal kariyerinde altın yıllarını yaşarken Yeşilçam ile de yolları kesişen Saadet Sun 1970’lerde Hicran, Rüyalar Gerçek Olsa ve Yansın Bu Dünya gibi filmlerde Türkan Şoray, Sadri Alışık ve Emel Sayın’la birlikte rol aldı. O dönemlerde tiyatro özlemi de ağır basan Saadet Sun Nejat Uygur’la çalıştı. Televizyonda Üvey Baba ve Makber gibi dizilerde izleyici karşısına çıktı.
Saadet Sun, Nebahat Çehre ile 1990 yılının yılbaşı gecesi İzmir Efes Oteli’nde sahne aldıktan sonra o gece kariyeri açısından önemli bir karar alarak bir daha sahne çalışmaması kararı alırlarken Sun bu kararının iki ay sonrasında milli basketbolcu Taylan Emici ile evlendi. Eşi onun sahne hayatına hiç tanık olmadı. “Eşim bana ‘Her an işini yapabilirsin.’ dedi ama ben gecenin bir saatinde kocamı evde yalnız bırakıp çalışmak istemedim. Hayatında beni sahnede hiç görmedi.” diyecekti.
Hiç çocuğu olmayan Saadet Sun eşinin ilk evliliğinden olan oğlunuysa kendi çocuğu gibi benimsedi. Artık çok mütevazi bir yaşamı vardı. Yazları Bodrum’da kışları İstanbul’da bir yaşam sürmeye başladı. Yıllar sonra Murat Güneş’in teklifiyle Mükafat adlı şarkıyı seslendirdi. O dönemi şöyle anlatmıştı:
Bu dönemde hep gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Sun’un şarkıları her zaman dinlense de kendisi magazin dünyasından uzak durdu. Yıllar akıp geçti ve 81 yaşındaki sanatçının vefat haberi geldi. Acı haberi yakın dostu Işıl Yücesoy sosyal medyadan şu sözlerle duyurdu:
“Ah be canım dostum. Ah be canım arkadaşım. Nasıl yüreğimi yaktın da gittin bilemezsin. Nasıl iyi bir sanatçıyı, nasıl iyi bir insanı kaybettik. Canım Saadet Sun, hiç unutulmayacaksın. Başımız sağ olsun.”
Ömrünü öncelikle tiyatro olmak üzere sahnelere, şarkılara adayan Saadet Sun adını Türk sanat tarihine altın harflerle yazdırmayı başarmıştı.
Magazin Name Güncel Magazin Haberleri