Türkiye televizyonculuğunda bazı isimler vardır; gürültü çıkarmaz, manşetlere ihtiyaç duymaz, kendini anlatmak zorunda hissetmez… çünkü yaptıkları iş zaten onlar adına konuşur. İşte Mehmet Çam tam olarak böyle bir isim.

O, bu ülkenin ekran hafızasına sessiz ama sarsıcı bir imza atmış, vizyonuyla kitleleri şekillendiren ender televizyon dehalarından biridir.

Galatasaray’da başlayan, Sorbonne’da derinleşen akademik yolculuğu onu yalnızca donanımlı yapmadı; uluslararası standardı Türkiye’ye taşıyan bir zihin haline getirdi. İletişimin en ince damarlarını bilen, sinema finansmanından yeni medya disiplinine kadar geniş bir hattı aynı ustalıkla yöneten bir akıl…

Bugün televizyon dünyasında Mehmet Çam isminin geçtiği yerde konuşulan şey yalnızca deneyim değil, otantiklik, strateji ve kusursuzluk arayışıdır.

Ama asıl güç nereden gelir biliyor musunuz?

Bir insanın köklerinden…

Mehmet Çam’ın hikâyesindeki en çarpıcı bölüm budur: Üniversitede harçlığını çıkarmak için çorap satarken bile reyting analiz eden, kitle psikolojisini okuyan, sunum ile etki arasındaki bağları çözebilen bir genç…

İşte vizyon dediğimiz şey tam olarak budur. Unvandan değil, sezgiden gelir. Başkalarının göremediğini görmekten gelir.

Ve bugün…

Milyonların nefesini tuttuğu ATV kanalının “Kim Milyoner Olmak İster?”inin arkasındaki güç olarak, o sezgi bir televizyon fenomenine dönüşmüştür.

4 milyon başvuru, 50 bin mülakat, 4 bin yarışmacı, 45 milyon TL’den fazla dağıtılan ödül…
Bunlar sadece istatistik değildir. Bunlar, bir adamın yıllara yayılan titizliğinin, stratejisinin, çalışkanlığının ve kalite takıntısının sonucudur.

Kim Milyoner Olmak İster yalnızca bir bilgi yarışması değildir.

Bu program Türkiye’nin ortak heyecanıdır, prime-time’ın değişmeyen kalp atışıdır, dizilere kafa tutan bir devdir.

Ve bu devin başındaki isim: Mehmet Çam.

Bugün Türkiye’de ekranın itibarı hâlâ konuşuluyorsa, bunda onun payı büyüktür.

Çünkü Mehmet Çam televizyonculuğu yalnızca bir ‘iş’ olarak görmez; bir disiplin, bir karakter ve bir sorumluluk olarak görür.

Her yarışmacının gözündeki o titrek ışığı fark edebilen, sahici hikâyeleri manipülasyon yapmadan ekrana taşıyabilen çok az yapımcı vardır. O ise bunu bir standart haline getirmiştir.

İşte bu yüzden…

Bu ülkede televizyonculuğun yarınını merak eden herkes, önce Mehmet Çam’ın attığı adımlara bakar.

Ve tam burada söylemek zorundayım:

Birçok kişiye göre Milyoner bir yarışmadır.

Bana göre ise bir vizyonun, bir disiplinin ve bir karakterin ekrandaki karşılığıdır.
Ve bu vizyonun mimarlarından biri, benim hem tanıdığım hem de dostluğunu çok değer verdiğim o güzel insan “Mehmet Çam”, ATV Programlar Müdürü’dür.

Raif Akyüz / Magazinname.com

Bir yanıt yazın