Pınar Çekirge’nin kaleminden duygu dolu bir yazı “”Ağıt Rengi Issızlıklara Rağmen”

Pınar Çekirge’nin kaleminden duygu dolu bir yazı “”Ağıt Rengi Issızlıklara Rağmen”

Geceye yakın bir saatte nasıl oldu bilmiyorum, Bekir Coşkun’un satırları geldi aklıma :

“ Yüreklerinizdeki bahçeleri kötü havalar bozmasın.Bu kasvet ergeç dağılır, güneş er geç gözükür, tomurcuklar er geç yapraklarını verir, çiçekler er geç açar…Doğanın yasasıdır.Daha görecek baharlar var. ”

Havai maviden, koyu laciverte uzanan gölgeler arasındaydım. Ay bulutların arkasına saklanmıştı çoktan. Uzakta bir yerlerde, bir çayka kuşu kanat çırpıyordu geceye karşı.Bir yıldız kaydı usulca.Ve bir damla yaş süzüldü yanağıma.Camı buğulu pencerenin arkasında zifiri siyah bir gece.

Düşsel bir yalnızlığa çekilmiştim.Belki Siren kayalıklarındaydım, tek başıma.Oyunlardan devşirdiğim repliklerle oyalanıyordum dakikalardır.Ağzım tuz, pas içindeydi.

Birden az ötede, Konstantin Gavriloviç’in vurduğu çayka kuşunu fark ettim.Kıran zamanlarından süzülüp gelen o kanlı kurşun.

Dünyada rezillik, ahlaksızlık, utanmazlık, cinnet, yitirilmiş güzel duygular, vefasızlık, şiddet ve savaş sarmalında boğuşuyoruz. Ama buna karşın mucizeler de gerçekleşebiliyor arada bir sevgi filizleniyor hiç umulmadık bir anda.

Hatıra belleğim geriye sarmaya başladı yeniden.Ağıt renginde ıssızlıklar.Doğal felaketler.Öncesiz sonrasız ayrılıklar.Özlemler. Nedeni, niçini belirsiz, ‘ soğuk, hırçın ’ yaşanmışlıklar.Hastalıklar.Karamsarlıklar.Düşbozumları.Kırılışlar.Hepsi 2023’de kalacak, biliyorum…kalmalı da zaten.

Hüzün, umutsuzluk, elemin derin sularından çıkma zamanı artık.Çünkü neredeyse yeni yıl.Yepyeni, taptaze bir yıl.

Umutlar, sevinçler, başarılar, güzellikler, koşulsuz sevgiler, mutluluk, biten hasretler ve sadece sanat, bilim, estetik ile dolu 365 gün 6 saat var bizi bekleyen.

Şöyle diyor, Tülay Bilginer :

” Sonra yılbaşı plânı değişir. Nasıl başlarsa öyle gitsin beis yok! Bir şiir, bir şarkı, birkaç damla eklenir hayata, çoğalırız…”

Her dileğinizin gerçekleşeceği, sevinç çiçeklerinin boy vereceği, göz bebeklerinizde ay ışığının çoğalacağı, zamansız bekleyişlerin çoktan son bulacağı, sevgi ve umut parantezleri arasına en güzel yaşanmışlıkları koyacağınız yepyeni bir sene.

Ümit Oğuztan : ” Benden bir soru, cevabını verme sakın.. Sen hayatı mı yazdın yoksa hayat seni mi yazdı ? ” demişti bir defasında.

Hayatı yazdım, diye yanıtlamıştım.Tabuu tanımazlığımla, yüreğimle beynim arasında koşan çocukla, ego manyaklığım, narsistik yapım, seçimlerimle hayatı yazdım.

Hep dediğim gibi sanatla, estetikle, hoşgörüyle, salt bilimle anlam kazanan, güzelleşen…bir kucak sevinçle uyanılan sabahları olan, ifil ifil portakal çiçeği kokan yaşanmışlıklarla kuşatılmış bir yıl olsun, 2024.Hayatı yazalım, olur mu ?

Dahası mutluluk, sevinç, sağlık sizin ve sevdiklerinizin yakasını bir an olsun bırakmasın.

Saygılarımla

Pınar Çekirge

Bir yanıt yazın