Bu hikaye, hem büyük bir başarının hem de ibretlik bir çöküşün öyküsü… Hilmi Topaloğlu, bir zamanlar sektörün en ünlü yıldızlarının patronuydu. Onlarla aynı sahneyi paylaşıyor, aynı renkli hayatı yaşıyordu. Sonra bir anda o masal kabusa döndü; hem parasından hem de sağlığından oldu. Geride 2 filme konu olan acı biten bir hikaye kaldı.
Erken Yaşamı ve Müzik Sektörüne Girişi
Hilmi Topaloğlu’nun anne-babası Karadenizli olsa da kendisi, 1952’de Sakarya’nın Karasu ilçesine bağlı Kızılcık köyünde doğdu. 11 kardeştiler. Yokluk içinde bir çocukluk geçirdi; küçük yaşta seyyar satıcılık, boyacılık gibi işlerin yanı sıra uzun yıllar garsonluk, komilik yaptı. 1970’te Sakaryaspor’da 1 yıl futbol oynadı ancak ayağı kırılınca futbol macerası erken bitti.
1981’de İstanbul’a geldi, komilik ve garsonluğun ardından çok sayıda işletmede şef garson olarak görev aldı. Ağabeyi Mustafa Topaloğlu ise çoktan müzik sektörüne girmiş, ilk kasetlerini yapmıştı.
Tarihler 1992’yi gösterdiğinde, iki kardeş ve Burhan Aydemir birlikte Nokta Müzik’i kurdu. Ancak bekledikleri yıldızı bir türlü bulamıyorlardı. Mahsun Kırmızıgül‘ün 1993 tarihli “Alem Buysa Kral Sensin” kaseti, onların ilk büyük çıkışı oldu. Birkaç sene sonra Mustafa Topaloğlu şirketten ayrıldı. İki ortak, şirketi Prestij Müzik’e çevirdi. 1994’te ise Mahsun Kırmızıgül, Prestij’in üçüncü ortağı oldu.
Prestij Müzik Dönemi ve Yükseliş
Hilmi Topaloğlu, hazır şöhretler yerine kendi keşfettiği isimlerle yoluna devam etmek istiyordu ve bunu başardı da. 80’li yıllarda çok sayıda kaset yapan ancak beklediği çıkışı bir türlü yapamayan Mahsun Kırmızıgül, 90’ların başında onun yardımıyla şöhreti buldu. Özcan Deniz’i, Haluk Levent’i, Alişan’ı yine o parlattı.
Bu şöhretler sayesinde, Hilmi Topaloğlu da popüler bir isim haline geldi, sektörün en ünlü yapımcılarından biri oldu. Hem ün hem para kazandı.
Prestij Müzik beklenmedik bir şekilde büyüdü, İbrahim Tatlıses’in plak şirketi dahil sektörün en güçlü yapımcılarına rakip oldular, hatta onların egemenliğini bitirdiler. Sadece Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz, Alişan gibi isimleri değil; Gülşen, Seda Sayan, Murat Göğebakan, Servet Kocakaya, Mustafa Sandal, Ceylan, Edip Akbayram, Ferhat Tunç, Zerrin Özer, Yavuz Bingöl, Kibariye, Nuray Hafiftaş gibi dönemin neredeyse 50’den fazla yıldızını bünyelerine kattılar.
Şirketin büyümesi ve bazı muhalif sanatçılara kaset yapması, 28 Şubat döneminde bazı sıkıntıları da beraberinde getirdi. Prestij Müzik bünyesine katılan birçok sanatçı siyasi ve sosyal duruşu nedeniyle o dönem adeta fişlendi, hatta “bölücü” diye yaftalandı. Kırmızıgül ve Topaloğlu ölüm tehditleri aldı.
1999’daki Magazin Gazetecileri Derneği gecesinde birçok ödül alan Prestij Müzik’in hem sahipleri hem de sanatçıları o gece iyi bir sınav veremedi. Ahmet Kaya’nın konuşması sonrası Reha Muhtar’ın başını çektiği linç korosuna maalesef onlar da katıldı. Hilmi Topaloğlu, Ahmet Kaya’ya gösterilen tepkiyi ve sonrasında okunan marşları Adnan Şenses’le birlikte avuçları patlayıncaya kadar alkışlayan isimlerin başında geliyordu.
Çöküş Dönemi ve Sağlık Sorunları
Prestij Müzik’teki bu hızlı büyüme, bir süre sonra önce yavaşladı, ardından durdu. Ortaklar ve sanatçılar arasında kavgalar başladı. O dönem medyada her gün Prestij Müzik’teki kavgalar yer alıyordu. Hilmi Topaloğlu ile Mahsun Kırmızıgül de birbirini suçladı. Sonra ağacın meyveleri tek tek yere düşmeye başladı. Mahsun Kırmızıgül sonunda şirketten ayrıldı, Hilmi Topaloğlu’nun elinde Prestij Müzik tabelası altında koskoca bir enkaz kaldı.
2001 krizi ise işleri daha da zorlaştırdı. Daha birkaç yıl önce sektörün en ünlü yıldızlarına patronluk yapan Hilmi Topaloğlu şimdi borçlarla uğraşıyordu. Bir tek Alişan’la sözleşmesi devam ediyordu. İflas, icra, borç ve mahkemelerle uğraşan Hilmi Topaloğlu yine de pes etmiyordu. Tıpkı daha önce yaptığı gibi yeni yüzler, yeni sesler bulup tekrar eski günlerine dönmek istiyordu. Bu amaçla 2002’de Sistem Müzik’i kurdu. Alişan, Aslı Hünel, Turgay Başyayla gibi genç müzisyenlerle yoluna devam etmeye çalıştı ancak müzik sektörü artık eskisi gibi değildi. Bulduğu genç yetenekleri şöhrete kavuşturup zenginleşen yapımcılar dönemi ve Unkapanı masalı çoktan bitmişti.
Evli ve 3 çocuk babası Hilmi Topaloğlu, çok geçmeden başka bir haberle yıkıldı: beyninde tümör çıktı. Müzik dünyasının neşeli, kapına sığmayan büyük patronu önce işinden, parasından oldu, sonra sağlığını kaybetti. Hastalık sürecinde de, borçlar ve masraflar nedeniyle zor günler geçirdiler.
Mahsun Kırmızıgül ile Hilmi Topaloğlu, Prestij Müzik ortaklığından sonra yollarını ayırmıştı ancak hastalık haberi sonrası Kırmızıgül eski dostunu yalnız bırakmadı. Hastalık nedeniyle Hilmi Topaloğlu günden güne eriyordu. Yanında iki oğlu ve eşi Semiha Hanım vardı. 40 kiloya düşmüştü ve durumu giderek kötüleşmişti. Taksim’de hastaneye kaldırıldı. 1 Eylül 2003’te daha 51 yaşındayken hayatını kaybetti.
Cenaze ve Mirası
Hilmi Topaloğlu’nun İstanbul Levent Camii’ndeki cenazesi, Prestij Müzik ailesini yeniden bir araya getirdi. Bir süredir küs olan Mahsun Kırmızıgül ve Özcan Deniz cenazede barıştı. Çok sayıda ünlü ve siyasetçinin katıldığı cenaze töreninin ardından Hilmi Topaloğlu, Sakarya’nın Kızılcık köyünde toprağa verildi.
Hilmi Topaloğlu öldükten yıllar sonra bile Prestij Müzik meselesi tartışması bitmedi. Mahsun Kırmızıgül, 2017’de Vezir Parmağı filmiyle hedef gösterilmişti. Bazı medya organları sırf Mahsun Kırmızıgül’ü karalamak için Hilmi Topaloğlu üzerinden Kırmızıgül’e vurmaya çalıştı, çeşitli haberler yaptı. Ona vefasızlık yaptığını, hatta öldürtmek istediğini bile iddia ettiler.
Ancak Hilmi Topaloğlu’nun eşi ve 2 oğlu bu haberlere sert tepki gösterdi. Hastalık sürecinde Mahsun Kırmızıgül’ün hep yanlarında olduğunu, evlerinin 2003 yılındaki ipoteğini 400 bin lira ödeyip kaldırdığını, Hilmi Topaloğlu’nun özel hastane masraflarını karşıladığını, hatta babaları yok diye oğullarının mezuniyetine bile katıldığını söylediler.
Hilmi Topaloğlu’nun öldüğü yıl, hayatının bir bölümü Neredesin Firuze filmine konu oldu ve kendisini usta oyuncu Haluk Bilginer canlandırdı. Yıllar sonraysa dostu Mahsun Kırmızıgül, onun başarı hikayesini Prestij Meselesi filmiyle beyaz perdeye taşıdı, adeta vefa borcunu ödedi.
Magazin Name Güncel Magazin Haberleri