Anestezi öncesi ve sonrası neler yapmalıyız

Prof.Dr. Anış Arıboğan, anestezi uygulamaları ve önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Anestezi öncesi ve sonrası neler yapmalıyız

Cerrahi müdahale sırasında uygulanan anestezinin üç çeşidi olduğunu belirten Anestezi Ve Reanimasyon Uzmanı Prof.Dr. Anış Arıboğan, operasyon öncesinde detaylı tetkikler yapılması gerektiğini söyledi. Ameliyat öncesinde 6-8 saat açlık gerektiğini belirten Prof. Dr. Anış Arıboğan, anestezi sonrası ağrı, bulantı-kusma, idrar yapamama, bağırsak hareketlerinin geç dönmesi gibi yan etkilerin oluşabileceğini söyledi.

 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Anestezi Ve Reanimasyon Uzmanı Prof.Dr. Anış Arıboğan, anestezi uygulamaları ve önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

 

Anestezinin “tüm duyuların yokluğu” olduğunu kaydeden Prof.Dr. Anış Arıboğan, “Anestezi tıp alanında özellikle cerrahi sırasında uygulanan bir yöntemdir. Sterilizasyon ve anestezinin keşfi bugünki cerrahi gelişmede en önemli iki aşamadır. Anestezi duyusuzluk hali demektir, bu duyulardan en önemlisi ağrının yok edilmesidir.” dedi.

 

Anestezi öncesi detaylı tetkikler yapılmalıdır

 

Anestezi almadan önce hasta ile ilgili değerlendirilmeler yapılması gerektiğini kaydeden Prof.Dr. Anış Arıboğan, “Hastanın yaşamsal fonksiyonlarının gözden geçirilmesi gerekir. İlk olarak hastanın dolaşım ile ilgili bir problemi olup olmadığına bakılır. Anestezi uygularken verilecek ilaçlar hastayı etkileyeceği için hastanın daha önce geçirdiği kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, astım, zatürre ve KOAH gibi hastalıkların öyküsüne bakılır. Diğer önemli faktör ise solunum fonksiyonlarıdır. Hastanın akciğer kapasitesinin yeterli olup olmadığı, solunum probleminin olup olmadığına bakılması gerekir. Hastanın kan değerlerine bakılır. Çünkü karaciğer, böbrek gibi organlar yakın olarak değerlendirilmelidir. Hastanın aktif enfeksiyonu, kansızlık durumu, kanama probleminin olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.” dedi.

 

Ameliyat öncesi 6-8 saat açlık gerekiyor

 

Hastanın alerji öyküsüne de bakıldığını kaydeden Prof.Dr. Anış Arıboğan, “Anestezi almadan önce anestezi hekiminden bilgi alınmalıdır. Anestezi doktoru hastayı klinik olarak değerlendirip sorgulayıp muayene ettikten sonra akciğer ile ilgili akciğer grafisi, kalp ile ilgili EKG, kan tahlilleri ve kanama zamanı ile ilgili tetkikler isteyebilir. Bütün bu tetkik hastanın güvenliği için çok önemlidir. Ameliyat öncesi dikkat edilmesi gereken diğer kurallardan biri ise, açlık ve su ile ilgili kurallardır. Hastanın ameliyat olacağı kesinleşti ise 6-8 saat bir açlık süresi gereklidir. Bunun nedeni ise hava yolu refleksleri ortadan kalktığı için ortaya çıkabilecek kusma gibi bir yan etkide mide içeriğinin akciğere kaçıp akciğeri yakmasını engellemektir.” dedi.

 

Ameliyat öncesi mutlaka bilgi alınmalı

 

Cerrah ile anestezi hekiminin çalışmasının anne baba ilişkisi gibi olduğunu, birbirini tamamlayıcı özellikleri bulunduğunu ifade eden Prof.Dr. Anış Arıboğan, şunları söyledi:

“Bu yüzden anestezi uygulaması ile ilgili her bilgi alınmalıdır. Burada cerrahi ana bir plandır. Ancak uygun bir anestezi olmazsa hem hastanın hayatı risk altındadır hem de cerrahinin başarısı tartışılır. Bu ortak alanda cerrahi ile de ilgili endişeler olabilir. Anestezi hekimi ile görüşen bir hastanın anestezi ile ilgili sorular sorması gerekir. Anestezi uzmanlarına ilk sorulan sorulardan biri ‘’ne zaman uyanırım’’ sorusudur. Hastaların uyanmak ve iradelerini teslim etmek ile ilgili ciddi endişeleri mevcuttur. Ayrıca hastaların tercih edilmesi gereken anestezi uygulamaları ile ilgili bilgi almaları gerekir. Ameliyat öncesi nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili bilgi almaları gerekmektedir. Kan temini ile alakalı bilgi almaları gerekmektedir. Hasta, anestezi sonrasında oluşabilecek bulantı, kusma, ağrının niteliği ve ağrının tedavisi gibi endişelerini anestezi uzmanına iletmelidir.”

Üç çeşit anestezi yöntemi bulunuyor

 

Genel anestezi, bölgesel anestezi ve lokal anestezi olmak üzere üç çeşit anestezi uygulaması olduğunu belirten Prof.Dr. Anış Arıboğan, şu bilgileri verdi:

 

Genel anestezi: Bilinç kaybı ile seyreden anestezi uygulamalarıdır. Bilinç kaybı, tüm duyuların yok olması, reflekslerin ortadan kalkması ve çoğu zaman unutkanlık ile seyreden bir anestezi uygulamasıdır. Damar ya da solunum yolu ile verilen anestetik ilaçlar ile oluşturulur. Anestezi uygulamasında en önemli şey beyin üzerinden etkili olduğu için solunum ve dolaşım fonksiyonlarının korunmasıdır. Genel anestezi geçici bir koma halidir. Hastanın bir süre sonra hiçbir şey fark etmemesi, hiçbir duyuya cevap verememesi ancak zamanı geldiğinde uyandırılmasıdır.

Bölgesel anestezi: Cerrahi bölgeyi içeren tüm alanın uyuşturulmasıdır. Örneğin; kol, omuz, bacak, kalça gibi bölgelerin uyuşturulması, ağrısız kılınmasıdır. Bölgesel anestezi de bilinç kaybı yoktur.

Lokal anestezi: Yalnızca cerrahi bölgenin uyuşturulmasıdır, dar bir alanı içerir. Belirli kısmın uyuşması sırasında hastada bilinç kaybı olmaz.

 

Anestezinin yan etkileri ortaya çıkabiliyor

 

Anestezi sonrası ortaya çıkan yan etkilere de değinen Prof.Dr. Anış Arıboğan, şunları söyledi:

 

Ağrı: Anestezi sonrası ortaya çıkabilecek en önemli yan etki ağrıdır. Ameliyat işlemi devam ederken ağrı tedavisine başlanır. Bölgesel uyuşturma teknikleri ile ağrıya müdahale edilmektedir. Ameliyat sonrası ise hekim ve hemşire kontrolleri ile damardan ya da bölgesel olarak ağrı tedavisi uygulanır.

 

Bulantı-kusma: Ameliyat öncesi başlayan bir süreçtir. Ameliyat öncesi ve sonrasında bulantı önleyici ilaçlar uygulanır. Bu ilaçlar hastanın bulantı- kusma yan etkisini ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

 

Solunumun durması: Genel anestezi altında hastanın solunumu durabilir. Genel anestezi uygulaması sırasında istenmeyen bir yan etkidir, hava yolunu ilgili uzmanlar yönetir ve oksijen tedavisini sağlar. Hayati bir önem taşır. Hastanın tam uyandığından ve solunumunun yeterli olduğundan emin olunması gerekir.

 

İdrar yapamama: Bazı hastalar ilaçların etkisinden dolayı idrar yapamamaktan şikayetçi olabilir. Bu durumda hastaya idrar sondası ile müdahale edilir.

 

Bağırsak hareketlerinin geç dönmesi: Karın ameliyatlarından sonra meydana gelen bir yan etkidir. Bunun için de bazı tedavi yöntemleri mevcuttur.

 

Ameliyat sonrası akciğere pıhtı atması: Anestezi ile direkt olarak ilgili bir problem olmasa da akciğerde solunum sıkıntısına neden olan hayati bir durumdur. Bunun için anestezi sonrası ameliyatın izin verdiği en erken sürede hasta mobilize edilir.

 

Bunların yanında hastanın tansiyonunun düşmemesi, ritim bozukluğunun olmaması ameliyat sonrası hastanın konforunu ciddi şekilde etkileyen yan etkilerdir.

Bir yanıt yazın