Sibel Tomaç’ın yazdığı, Azime Handan Delipınar’ın yönettiği, dramaturgluğunu Emin Taşdemir’in yaptığı ” PERUZ” adlı oyunda Yasemin Emer, Selçuk Delipınar, Gürkan Sinan, Zeynep Eylül başlıca rolleri paylaşmışlar.
Oyundan sonra yönetmen Azime Handan Delipınar ile ” Peruz ” u konuştuk.
• Neden PERUZ, bu proje nasıl doğdu?
• Beni her zaman tarihte yaşamış hayatımıza dokumuş kadınların hikâyesi etkilemiştir. Bu Bilimde Sanatta, Edebiyatta, Heykelde, Müzikte, Tıpta, Sporda, Savaş alanında adı unutturulmaya çalışılan tüm kadınların hayatları olabilir. Çünkü bu kadınların ödediği bedel bu gün biz kadınlara kendimizi ifade edebilme yolları açıyor. Yeter mi … Yetmez. 2014 de Sudi Arabistan da ‘’ Kadın İnsan mıdır ‘’ Konferansı düzenlendi. Afganistan da kızların okula gidilmesi yasaklandı. Dünyanın her yerinde hala kadına şiddet normalleştirilmeye çalışılıyor. Ama kadınlar tüm engellemeleri göze alarak başarılara imza atıyor. Ben de kendi meslektaşımın hikâyesini anlatmayı seçtim. Sibel Tomaç’ı da etkilemiş ki Peruz Terzakyan ın hikayesini çok güzel yazmış. Peruz Hanım ı seçme sebeplerimizden biri de biz Tiyatro Merdiven nin Geleneksel Türk Tiyatrosuyla uzun yıllar kurduğumuz bağ. Tiyatro Merdiven nin genel sanat yönetmeni Alpay Ekler ‘’ Karagöz Oyunu’’n da Yaşayan İnsan Hazinesi sıfatı ile onurlandırılmış bir sanat insanıydı. Tiyatro Merdiven olarak 1989 dan beridir Geleneksel Türk Tiyatrosu ve Çağdaş Türk Tiyatrosunda çokça çalışmalar yaptık. Oyunlar çıkardık. ‘’Peruz Hanım’’ anlattığı dönem itibariyle tüm bu oyunlardan birer mini gösteride göstermemizi sağladı. Biz kadın oyuncuların sahneye daha cesur çıkmamızı sağlayan 1800 lerin sonunda sahnede ki kadın oyuncularla birlikte Türk Tiyatrosu’nun Ustalarını da anma imkânımız oldu.
–Bu oyunu sahneye taşırken en çok neye, nelere özen gösterdiniz?
-Bu oyunun sorumluğu büyüktü. Oyunda hikâyesini anlattığımız tüm insanlar yaşamış insanlardı. Bu gün hiç biri yaşamıyor. Kendilerini savunma imkânı olmayan bu Tiyatrocu insanların hikâyesini anlatmak büyük bir özeni gerektiriyordu. Sibel in hikâyesini de bozmamamız gerekiyordu. Tüm bu özeni göstererek uzun bir çalışma süreci yaptım. Dönemin siyasal yapısına baktım. Dönemin İstanbul’un da neler olup bittiğine baktım. Kadınların yaşayışına baktım. İstanbul un eğlence hayatına baktım. Giyimlerine baktım ve tabi Tiyatrolarına baktım. Peruz Hanım oyununu sonra kendi bakış açımla ve ekip arkadaşlarımla sahneye taşıdık. Tabi evde Selçuk Delipınar ( eşimle ) çok konuştuk. Birbirimizin zihnini açtık. Ama kostümler için kimseden yardım almadım. Bu konuda gururlanıyorum.

• PERUZ’u yıllar ve çok uzun yıllar sonra yeniden hatırlatmak, onu yepyeni bir nesille buluşturmak nasıl bir duygu?
-Gurur verici. Peruz Terzakyan nın hikâyesiyle Sibel sanırım 2015 de ilgilenmeye başladı. Araştırmalar yaptı. O zamanlar çok bilgi yoktu. Epey uğraşmıştı. Şimdi daha çok kaynak bulmak mümkün. Bu kadınlar çok özel insanlar. Hikâyeleri ezber bozuyor. Neden kadın oyuncu diyoruz ki? Neden erkek oyuncu demiyoruz? Ya da erkek doktor, erkek sporcu, erkek karagözcü…. Ben de Kadın oyuncu, kadın doktor, kadın sporcu, kadın karagözcü…..demeyeceğimiz günler için bir kadın kahramanı anlatmak istedim. İnsan hikâyeleri diyebileceğimiz günlerin gelmesi dileğimle…
–Sahnede her karakterin bu kadar sahici, inandırıcı olmasını neye bağlıyorsunuz?
-Bu da oyuncu arkadaşlarımın mahareti. Bu dünyayı yaratan tüm ekibin özeni. Hikâyeyi sahiplenmemiz.
RÖPORTAJ: Serdar Karadeniz
Magazin Name Güncel Magazin Haberleri
