N1 Aşk Radyo

Sıra Dışı Bir Yaşam: Johnny Depp’in Fırtınalı Kariyeri ve Özel Hayatı

Sıra Dışı Bir Yaşam: Johnny Depp’in Fırtınalı Kariyeri ve Özel Hayatı

Bu hikaye sıra dışı bir adamın hikayesi. Aslında o hiçbir zaman klasik bir Hollywood yıldızı olmadı, hatta buna şiddetle karşı çıktı. O karakterden karaktere koşmayı, kılıktan kılığa girmeyi ve aklı hep havada olmayı seçti. En iyi yönetmenlerin birinci sınıf oyuncusu oldu. Bazen sürmeli gözleri, uzun rastalı saçlarıyla gördük, bazen de kireç gibi beyaz suratı ve pembe dudaklarıyla. Dünyada en fazla hayran kitlesine sahip olan oyuncu oldu. Kadınların kalbini kolaylıkla fethederken, erkeklerin de olmak istediği, hayal ettiği adam oldu.

Bahamalar’da kocaman bir adası olan, rockstar olmak için okulunu terk eden, 13 yaşında her türlü maddeyi kullanan, iki kez dünyanın en seksi yıldızı seçilen, paparazzilerle tekme tokat kavga edip hapislerde yatan, hayatındaki önemli olayları koluna jilet atarak ölümsüzleştiren, kıskançlık krizleri yüzünden kız arkadaşlarına türlü zorluklar yaşatan, bir gözünün görmediği gerçeğini yıllarca saklayan, “Blow” filmi için kendi isteğiyle iki gün hapiste yatan, kendi filmlerini asla izleyemeyen, şarapçılığı beğenmediği için reddeden, bir barda madde ticareti yaptığı için tutuklanan, hayranlarına en nazik şekilde davranan, en ünlü isim olan insanlara hediye olarak pirana gönderen, olaylı boşanma davası yüzünden aylarca gündemden düşmeyen, Heath Ledger hayatını kaybedince Dr. Parnassus filminden kazandığı tüm parayı Heath’in kızına veren, babasının işi dolayısıyla 10 yaşına kadar 15 kez ev değiştiren, 10 kez Altın Küre’ye, 3 kez Oscar’a aday gösterilen ama hiç Oscar alamayan, anlatılması imkansız bir adamın hikayesi: Johnny Depp.

İlk Adımlar ve Yükseliş: Bir Rock Müzisyeninden Hollywood Yıldızına

Asıl adıyla John Christopher Depp, 9 Haziran 1963 yılında ABD Kentucky’de doğdu. 15 yaşında bir rock müzisyeni olmak umuduyla okulunu bıraktı. Aynı sene anne ve babası da boşandı. The Kids isimli rock grubunda müzik yapmaya başladı ve grubun davulcusunun kız kardeşi Lori Allison’ın tavsiyesiyle Elm Sokağında Kabus (A Nightmare on Elm Street) isimli filmde 1984 yılında oynama şansı buldu. 1987 yapımı 21 Jump Street isimli filmdeki dedektif Tommy Hanson tiplemesiyle bir anda genç izleyicilerin sevgilisi haline geldi.

Johnny Depp’in sinema dünyasına ilk adım atışı ünlü aktör Nicolas Cage’in tavsiyesi doğrultusunda oldu. Onun kendinden emin tavırları, doğal ve içten konuşma tarzı Nicolas’ın dikkatini çekmişti. 1993 yılında Gilbert’in Hayalleri (What’s Eating Gilbert Grape) adlı filmde Leonardo DiCaprio ile beraber oynadı. Fakat bu filmin çekimleri sırasında Leonardo çekimler boyunca Johnny Depp’in kabadayılıklarıyla uğraşmak zorunda kaldı. Santa Barbara International Film Festivali’nde konuşan Depp, “Ona gerçekten eziyet ettim çünkü hep video oyunları hakkında konuşuyordu. Ben de o dönem kötü bir evredeydim. Ona ‘Hayır Leo, sen annenden saklanırken sana sigaramdan vermeyeceğim’ diyordum” açıklamalarında bulundu. Bu filmden sonra DiCaprio ile olan dostluğu devam etti, hatta Pinterest ağırlıklı olmak üzere sosyal mecralarda ikilinin fotoğrafları ikon haline geldi.

Christina Ricci ile birlikte rol aldığı Hayalet Süvari (Sleepy Hollow) ve Vegas’ta Korku ve Nefret (Fear and Loathing in Las Vegas) isimli filmlerle radikal karakterleri de canlandıran Depp, 1999 ve 2000 yıllarında 4 filmde hayranlarının karşısına çıktı. Bunlar The Ninth Gate, The Astronaut’s Wife, The Source ve Scream 3 filmleriydi. Ayrıca Oliver Stone’un Oscar ödüllü Vietnam draması Müfreze’de (Platoon) küçük bir rol kazandı. Uzun seneler birlikte çalıştığı ünlü yönetmen Tim Burton’ın aynı zamanda kendini de ispat ettiği filmi Makas Eller’de (Edward Scissorhands) oynayan Depp, başarısıyla bütün dikkatleri üzerine topladı.

Tim Burton ile Efsanevi Ortaklık ve Gişe Başarıları
Johnny Depp’in kariyeri için önemli bir nokta Tim Burton’la tanışmasıdır. Tim Burton’ın yönetmenliğini ve yapımcılığını yaptığı pek çok filmde rol aldı. Çoğu kez bu filmlerde Tim Burton’ın eşi Helena Bonham Carter’la birlikte rol aldı. Ayrıca Johnny Depp, Tim Burton’ın oğlu Billy Ray Burton’ın vaftiz babasıdır.

Başarısının mükafatını Al Pacino ve Marlon Brando gibi usta oyuncularla karşılıklı oynama şansını yakalayarak alan Depp, sırasıyla Don Juan DeMarco ve bir gangster filmi olan Donnie Brasco’da yer aldı. 2000 yılında Sally Potter’ın yönettiği Ağlayan Adam (The Man Who Cried) filminde Christina Ricci, Cate Blanchett ve John Turturro ile birlikte kamera karşısına geçen aktör, Juliette Binoche’la birlikte rol aldığı Çikolata (Chocolat) filminde yine marjinal bir karakteri canlandırdı. Aynı yıl Julian Schnabel’in Karanlıktan Önce (Before Night Falls) isimli filminde rol aldı. 2001 yılında Amerika’ya uyuşturucu ticaretinin ön plandaki isimlerinden olan George Jung’un hayatını anlatan Blow filminde başrol oyuncusu olarak yer aldı. Johnny Depp’in 2001’de rol aldığı bir diğer film, Karın Deşen Jack’in hikayesinden esinlenen Cehennemden Gelen (From Hell) oldu.

2003’te çekilen Karayip Korsanları: Siyah İnci’nin Laneti’nde (Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl) canlandırdığı Kaptan Jack Sparrow karakteri onun için büyük bir dönüm noktası oldu. Orlando Bloom’la başrollerini paylaştığı filmin gişe rekorları üzerine 2006’da Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı (Pirates of the Caribbean: Dead Man’s Chest), hemen ardından 2007 yılında serinin 3. filmi Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu (Pirates of the Caribbean: At World’s End) çekildi. 2003 yılında yer aldığı bir başka yapım ise yönetmenliğini Robert Rodriguez’in yaptığı Bir Zamanlar Meksika’da (Once Upon a Time in Mexico) oldu. 2004 yılında ise bir Stephen King uyarlaması olan Gizemli Pencere’de (Secret Window) şizofren bir yazarı canlandırdı. Bu dönem ünlü oyuncu için yoğun ve kariyer için önemli bir dönem oldu. Yine aynı yıl en iyi uyarlama senaryo dalında Oscar kazanan Düşler Ülkesi (Finding Neverland) isimli yapımda Kate Winslet’la başrolleri paylaştı.

Büyük yönetmenlerle çalışmaya özen gösteren Johnny Depp, Makas Eller’den sonra Tim Burton’ın değişmez oyuncularından biri haline geldi. 2005 yılında Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nda (Charlie and the Chocolate Factory) yer aldı. 2007 yılında ise Sweeney Todd: Fleet Sokağı’nın Şeytan Berberi’nde (Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street) oynadı. 2005 yapımı yönetmenin animasyon çalışması Ölü Gelin’de (Corpse Bride) de seslendirme yaptı. Günümüze kadar Alis Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland), Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde (Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides), Turist (The Tourist), Maskeli Süvari (The Lone Ranger), Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı (Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales), Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express) ve Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar? (Fantastic Beasts and Where to Find Them) gibi büyük gişe yapan filmlerde rol aldı.

Özel Hayatı ve Hukuki Mücadeleleri: Amber Heard Davası

Oyunculuğa ara vermeden devam etse de, 2010 yılından sonra hayatı daha bulanık geçti. Özellikle alkol ve madde kullanımı yüzünden defalarca gündem oldu. Bunun sebeplerinden biri de yaptığı evlilikti. 2010 yılında Tutku Günlükleri (The Rum Diary) filminin setinde tanışan Johnny Depp ve Amber Heard, daha sonra 3 Şubat 2015 tarihinde dünyaevine girdi. Ancak bu evlilik 2 yıl sonra son buldu. Boşanma süreci ise tüm dünyada yankı uyandırdı.

İlk olarak Amber Heard şiddet gördüğünü iddia etti. Amber’in boşanma davası açmak istemesindeki neden de buydu zaten. Yüzündeki kızarık ve morarmış bölgelerin fotoğraflarını mahkemeye sunan Amber Heard, uzaklaştırma emri çıkartmak istemişti. Amber mahkemede kendisine sinirlenip öfke krizi geçiren Johnny Depp’in aynaya kendi kanıyla aldatıldığını yazdığını söylemişti. Mahkemede karşı bir atağa geçmek isteyen Johnny Depp ise eski eşinin kendisini henüz evliyken Elon Musk’la aldattığını iddia etti. Mahkemeye sunduğu fotoğrafta bulundukları asansör, Johnny Depp ve Amber Heard’ün birlikte yaşadıkları evin asansörüydü. Ama bu asansörde Elon Musk ve Amber Heard vardı. Johnny Depp’in iddialarına göre kendisi çekimler için şehir dışındaydı ve eşi onu Elon Musk’la aldattı. Johnny Depp sonrasında bu ilişkiye bir de Cara Delevingne’i ekledi ve eşinin kendisini üçlü bir ilişkiyle aldattığını iddia etti.

Amber Heard, 30. yaş günü partisine geç kaldığı için eşinin ondan intikam almak adına yataklarına kakasını yaptığını iddia etti. Bu iddiayı kabul etmeyip yataktaki tuvaletin köpeği Boo’ya ait olduğunu belirtti. Amber Heard, kazandığı parayı bağışladığını söylemişti fakat Johnny Depp’in avukatları Amber Heard’ün boşanma anlaşmasından elde ettiği parayı hayır kurumlarına bağışlamadığını ortaya çıkardı.

Amber Heard, bir otel odasında zorla 3 gün tutulduğunu ve burada cinsel istismara uğradığını iddia etti. Amber Heard’ün iddiasına göre Johnny çok sarhoştu, kendisine önce yumruk atıp sonra da votka şişesiyle tecavüz etti. Johnny Depp ise karşılık olarak eski eşinden sürekli dayak yediğini, parmağındaki kesiği de Amber Heard’ün yaptığını söyledi. Johnny Depp, Amber’in sürekli olarak uyuşturucu madde kullandığını, düğünlerinde bile bu maddenin etkisi altında olduğunu belirtti. Amber Heard’ün yüzünde sigara söndürdüğünü belirten Depp, eski eşine asla karşılık vermediğini söyledi.

Amber Heard, şiddet gördüğünü iddia ettiği 2015 ve 2016 yıllarında çantasında her zaman makyaj paleti taşıdığını ve yüzündeki morlukları makyajla kapattığını iddia etti. Bu makyaj paletinin markası ise bu paleti 2017 yılında çıkarttıklarını söyledi. Yani o makyaj paletiyle yüzünü kapatması imkansızdı. Amber Heard’ün iddiasına göre Johnny Depp bir tartışma sırasında penisini çıkartıp tuvaletini yapmıştı ve tanık olarak da kocasının eski koruması Malcolm Connolly’yi göstermişti. Fakat Malcolm bu iddiaların hepsini reddetti ve Johnny’nin asla böyle bir şey yapmadığını söyledi. Amber Heard’ün tanığı olan klinik psikolog, Johnny Depp’in Amber’in elbiselerini yırtıp kendisini ilişkiye zorladığını iddia etti.

Amber Heard mahkemeye Kate Moss’un da adını karıştırdı. Johnny Depp’le kavga ettikleri bir günde kız kardeşinin de orada olduğunu ve Johnny’nin kendisini merdivenlerden itmek istediğini ve bu durumdan çok korktuğunu anlattı. Ayrıca bunun aynısını eski sevgilisi Kate Moss’a da yaptığını söyledi. Johnny Depp’in isteği üzerine Kate Moss davada ifade verip merdivenden itme iddialarıyla ilgili konuştu. Kate Moss, birlikte oldukları süreçte Depp’in kendisine hiçbir zaman zarar vermediğini ve her zaman çok iyi davrandığını belirtti. Böylelikle Amber Heard’ün söylediğini yalanlamış oldu.

Amber Heard davanın başında eski eşinin kendisine evlilikleri boyunca fiziksel şiddet uyguladığını iddia etmişti. Hatta mahkemeye de delil olarak yüzünde izler olan fotoğraflarını sunmuştu. Mahkemeye katılan bir metadata uzmanı, fotoğrafların direkt olarak telefondan gelmediğini belirtti. Önce bir bilgisayara iletildiğini, sonrasında editlendiğini ve bu fotoğrafların editör aracı oluşturulduğunu belirtti. Böylelikle Amber Heard’ün bu iddiası da çürümüş oldu.

Mahkemenin bitmesinin ardından jüriler 17 saat düşünme kararı aldı ve davanın sonucunda kazanan Johnny Depp oldu. Mahkeme Amber Heard’ü 15 milyon dolarlık bir tazminata mahkum etti. Her ne kadar mahkemede haklı çıksa bile Johnny Depp için bu süreç çok sıkıntılı geçmişti. Karayip Korsanları 6 için yapılan planların hepsi askıya alınmıştı. Hatta yapım şirket filmi iptal etmiş ve Johnny Depp’i bu projeden kadınları istismar ettiği gerekçesiyle kapı dışarı etmişti. Mahkemeden zaferle çıktıktan sonra Disney’in Johnny Depp’e 20 milyon dolarlık bir teklif sunduğu iddiaları ortaya atıldı. Fakat Johnny Depp hala öfkeli olduğunu ve bir daha Disney ile çalışmayacağı konusunda kararlı olduğunu belirtti, 20 milyonluk teklifi de reddetti. Bunun dışında dava sürecinde ölüm tehditleri alması da bu sürecin sıkıntılarından biriydi. Onun için bir diğeri ise boşanma sürecinde ilk başta aşırı derecede zayıflaması, daha sonraysa birdenbire kilo alması oldu. Bu kilo alıp vermelerini insanlar uyuşturucu etkisine bağladılar. Haksız da sayılmazlardı. Johnny Depp kendisi de alkol ve uyuşturucu problemleri olduğunu çok önceden söylemişti. 11 yaşında annesinin sinir haplarını alarak uyuşturucu kullanmaya başladığını, 12 yaşında sigara içtiğini ve 14 yaşında var olan her türlü ilacı kullandığını belirtmişti. 2008’de verdiği bir röportajda kendisini yıllardır alkolle zehirlediğini de söylemişti. Alkol problemleri zaten göz önünde yaşanıyordu. Hatta Hollywood Film Ödülleri törenini sunmaya ayakta duramayacak kadar sarhoş bir şekilde çıkmıştı. Törendeki en iyi belgesel ödülü için hazırlanan konuşmayı ayakta duramasına rağmen bitireceğine dair söz verdi. Konuşmasında sürekli sallanıp mikrofona lanet okudu, dili defalarca sürçtü gibi konuşmakta da çok zorlandı.

Başarılar ve Pişmanlıklar: Hollywood’un Asi Centilmeni

Bu olumsuz süreçlerden sonra biraz da başarılarından bahsedelim. People dergisi tarafından 2003 ve 2009 yıllarında yaşayan en seksi erkek seçildi. 2007 yılında EW sitesinin yaptığı Hollywood’un en yakışıklı 50 insanı arasında birinci oldu. Forbes dergisinin 2007 yılında yaptığı araştırmaya göre 2006 yılında oyuncunun serveti yaklaşık 92 milyon dolar olarak belirtildi. Bu rakam 2013 yılında 450 milyon dolara yükseldi. Empire dergisinin 2010’da yaptığı araştırmada Johnny Depp dünya çapında en fazla hayran kitlesine sahip oyuncu seçildi. Araştırmaya göre hayran kitlesi dünyada 1 milyarı geçmişti.

Başarılı aktör 10 kere Altın Küre Ödülü’ne aday gösterildi. Sweeney Todd filmindeki şeytan berber rolüyle en iyi erkek oyuncu Akademi Ödülü’ne aday gösterildi. Johnny Depp’in bugüne kadarki doruk noktası Karayip Korsanları: Siyah İnci’nin Laneti filminde oldu ve bu film sayesinde 2003 yılında Akademi Ödülleri’nde en iyi erkek oyuncu dalında aday gösterildi. Bu sayede ilk kez bir Disney projesinde yer alıp Oscar’a aday gösterilen oyuncu oldu. Filmdeki Kaptan Jack Sparrow rolü önce yapımcılar tarafından beğenilmemiş ancak film yayınlandıktan sonra film bu karakterin üstünde yükselmişti. Filmin ikinci ve üçüncü bölümleri de birçok rekor kırarak sinemaseverler tarafından çok beğenildi.

Tabii bu başarılarının yanı sıra pişmanlıkları da olmuştu. Mesela Ocean’s Eleven filminin başrol teklifini reddettiği için pişmanlık yaşadığını belirtmişti. Geçtiğimiz aylarda ünlü aktör, kadrosunda yer aldığı Hollywood Vampires ile beraber konser için ülkemize geldi. Bu konser geliri ise depremzedelere bağışlandı. 9 Haziran doğumlu olan Johnny Depp, 60. yaş gününü de İstanbul’da kutladı. Türkiye’de Nazlı Çelik’e röportaj verdi. Bu röportajda müziğe ilgisinin nasıl başladığını anlattı. Alice Cooper ve grubunu çok sıkı takip ettiğini, hayranlık duyduğunu, müziğe olan aşkının da bu şekilde başladığını anlattı. Johnny Depp Türkiye’de çok güzel tekneler ve gemiler inşa edildiğini, geleneksel türde gemilerin dikkatini çektiğinden bahsetti. Türk yemeklerini yemek için sabırsızlandığını anlattı. Aktör olarak mı yoksa müzisyen olarak mı devam edeceği konusunda önceden kendisini sınırlandırdığını ancak hiçbir zaman müzikten kopamadığını söyledi. Kısacası kendisini sınırlandırmamayı, hem müzisyen hem aktör olmayı düşündüğünü söyledi. Ülkemizde olan talihsiz depremden dolayı Hollywood Vampires olarak çok üzgün olduklarını, burada olmalarının sebebini ise yardım etmek olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz günlerde bir otel odasında baygın bulunan Depp yine dünya gündemine bomba gibi oturdu. Yüksek dozda uyuşturucuya maruz kaldığı için bayıldığı öne sürüldü. Bununla birlikte bir takım kaynaklar ise ünlü aktörün intihar girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Fakat henüz resmi olarak bir açıklama gelmediği için iddiaların doğruluğu netlik kazanmış durumda değil.

Johnny Depp, tüm herkese korsanlığı sevdiren başarılı, yakışıklı bir aktör. Oldukça olaylı, stresli bir hayata da sahip ama hayranlarının sevgisini hiçbir zaman kaybetmedi. Şimdilerde kendisini yeniden toplayıp hızlıca yükselişe geçen 60 yaşındaki bu olağanüstü oyuncuya biz de Mega Sinema ekibi olarak bol projeli yıllar diliyoruz. Yediği tokatlar bile gülümseyerek karşılık veren, ona atılan tüm iftiralardan alnının akıyla çıkan, milyon dolarlık teklifleri elinin tersiyle iten, tüm özel hayatı gözler önüne serilse de hala bilmediğimiz binlerce sırrı ve gizemi olan bir Johnny Depp geçiyor bu hayattan.

 

Bir yanıt yazın