Boş zamanlarımda birçok ünlü ismin yaşam öykülerini araştırır ve onları kaleme alırım. Bunu hem magazinname.com adlı magazin sitemin güncellemesi adına hem de bu isimlere gönül veren kişilerin hayranı olduğu sanatçıların belki de hiç duymadıkları, bilmedikleri yönlerini keşfetmesini sağlayarak o sanatçıya daha gönülden bir bağ kurmasını sağlamayı düşünürüm.
Ama Filiz Akın benim için çok ayrı bir isim. Hem sanatçı, hem duruşu velhasılı kelam her yönüyle. Ama tüm bunların yanında çok değer verdiğim ve hayatımın son dönemlerinde tanıştığım en eşsiz insanlardan biri olan Pınar Çekirge’nin kalbinde Filiz Akın’ın çok ayrı bir yeri olduğunu bilerek kendimce araştırmamı çok derin yapmaya çalıştım. Umarım sevgili dostum bu yazıyı okuduğunda mutlu olursun.
Yeşilçam, 2025’e girerken büyük bir acıyla sarsıldı. Ferdi Tayfur, Şinasi Yurtsever, Tanyeli derken, Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Filiz Akın da aramızdan ayrıldı. Onunki ilginç, sıra dışı, hüzünlü ve duygu dolu bir hayattı.
Bu hikaye, kıskanıldığı için sahnenin ortasında bıçaklanan bir kadının, psikopatlar tarafından sürekli tehdit mektupları alıp gözlerini her gün adliyede açan bir mağdurun, tek rakibi olarak kendisini gören bir güzelin, babası sevgisini göstermediği için hiçbir zaman babasının prensesi olamayan bir minikin, küçük yaşta annesiyle babası ayrılınca içine kapanan bir kız çocuğunun, okulun en iyi taklit yapan öğrencisinin, katıldığı artist yarışmasına başvururken fotoğrafının yanına bir de mektup sıkıştırıp Yeşilçam’ı eleştiren bir cesurun, Türk sinemasındaki “Sarışın kadın kötü kadındır” tabusunu yıkan bir değişimin, yeri gelince fakir çiçekçi kız, yeri gelince de gururlu zengin kadın olup her kalıbın oyuncusu olarak anılan bir ustanın, Avrupa’da en çok konuşulan film yıldızı olan dünya starının, akıl hastası rolünü oynadıktan sonra bir süre kendisine gelemeyen hassas yüreğin, ağır bir kanser geçirip günde 11-12 saat kemoterapi alan mücadelecinin, sayısız hastalıkla boğuşup hâlâ yüzündeki gülümsemesini soldurmayan Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Filiz Akın’ın hikayesi…
Çocukluk Yılları ve Sanat Hayatına Giriş
Filiz Akın, 2 Ocak 1943’te İzmirli bir anne ve Afyonlu bir babanın kızı olarak Ankara’nın Karakış’ında doğdu. 7 aylıkken konuşmaya başlamıştı. Ailesi onun çok zeki olduğunu düşünüyordu. Kendi anlatımına göre ilkokul 2. sınıfta matematikten zayıf alınca bu efsane sona ermişti. 7 aylıkken konuşmasına rağmen yürümesi 2 yaşını bulmuştu. Meğer annesi o düşmesin diye oturduğu yere yastıklarla duvar örüyormuş. Bir gün onları kaldırıp “Hadi emekle bari!” dediğinde küçük Filiz tıpış tıpış yürümeye başlamış. Sarışın ve kısa saçlı olan Filiz’e “Civciv” ismi takılmıştı.
İlkokula Beypazarı’nda başlayan Filiz, ilk öğretimini Ankara Kızılay’da bulunan Sarar İlkokulu’nda tamamladı. Daha sonra Ankara Koleji’nde okumaya başladı. Okulun en iyi taklit yapan öğrencisiydi. Edebiyata ve sanata ilgisi çok fazlaydı. Ama üniversitede istediği bölüme girebilmek için sayısal bölümü seçmişti. İyi derecede İngilizce ve Fransızca biliyordu. Hayallerinde ise başarılı bir mimar olmak vardı.
Annesiyle babası o çok küçükken ayrılmışlardı. Babası vakit kaybetmeden başka bir kadınla evlenmişti. Bu yüzden ailesinin bütün yükünü annesi üstlenmişti. Annesiyle babası ayrılınca Filiz, çok yaramaz, ağaçların tepesinden inmeyen bir çocuk haline gelmiş ve ailesinde oluşan o parlak çocuk imajı yok oluvermişti.
Devam zorunluluğu olmadığı için üniversitede arkeoloji bölümüne girdi ve o günlerde Filiz’in eğitim hayatına sekte vuracak acı bir olay yaşandı. Annesi merdivenlerden düşmüş, yatağa hapsolmuştu. Bu yüzden Filiz’in de çalışması gerekiyordu. Bir yolcu taşıma şirketinin Ankara acentesinde çalışmaya başladı. Çalıştığı yerde Oya isimli bir arkadaş edinmişti kendisine. Arkadaşının annesi Artist Mecmuası’nın yarışmasını duyar duymaz hem Filiz’e hem de kızına yarışmaya fotoğraf yollamaları için ısrar etmeye başladı. Filiz de şansını denemeye karar verdi. Ancak yarışmaya fotoğraf yollarken bir de mektup iliştirmişti yanına. O mektupta Türk sinemasında değişmesi gereken şeyleri anlatıyordu. Bir izleyici olarak hep aynı konuların işlenmesinden ve oyunculukların çok tiyatral olmasından şikayetçiydi. Gelgelelim, gönderdiği fotoğrafıyla Artist Mecmuası’nın yarışmasında birinci olmuştu. Yıl 1962’ydi.
O günlerde Göksel Arsoy’a partner aranıyordu. Filiz yarışmada birinci olunca hemen kapısı çalmaya başlamıştı. Önce her şey oyun gibi gelmişti Filiz’e. İş ciddiye binince gözü korkmuş, “İstemiyorum.” demişti. Çünkü yapamayacağını düşünüyordu. Tam bu sırada Türk sinemasına pek çok star kazandıran Memduh Ün devreye girmişti. Memduh Bey Filiz’deki ışığı görmüş ve bir şekilde ikna etmişti. Bu ikna etme süreci hiç kolay olmayacaktı. Filiz Akın’ın deyimiyle o günlerde Memduh Ün’ü “delirtmişti.” Çünkü sürekli karar değiştiriyordu. Bir “olur” diyor, bir “olmaz.”
Yeşilçam’da Devrim Yaratan Yüz
Sonunda Memduh Ün’ün ısrarıyla Akasyalar Açarken filmi için kamera karşısına geçti. İlk filmiydi. Toydu, heyecanlıydı. Kamera nedir, onun önünde nasıl durulur bilmiyordu. Yine kendi deyimiyle sadece komutları yerine getiriyordu. Hatta bazen bir şey bilmeyişinden dolayı utandığı oluyordu ama bir şekilde başarıyordu. İşte o dönemde sarışın kadınlar sinemada genellikle kötü kadın ve vamp kadın olarak yer alıyordu. Ama o, sarışın olduğu halde masum rollerinin önemli isimlerinden biri olacaktı. Türk sinemasında devrim niteliğinde bir gelişmeydi bu.
Hemen sonra Şakayla Karışık filmi geldi. Bu filmde Ajda Pekkan’la başrolü paylaştı. Ardından Kadın Berberi ile adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Kadın Berberi filminde Ayhan Işık, Öztürk Serengil ve Suna Pekysal gibi önemli isimlerle kamera karşısına geçmişti. Dramdan komediye her türlü rolde oyunculuğunun zirvesindeydi.
Bir yandan da özel hayatı hareketleniyordu. Film yönetmeni Atıf Yılmaz ve oyuncu Fikret Hakan’la aşk yaşadı. Ancak bu ilişkilerinde mutlu sona ulaşamadı. 1964 yılında Yan Kesici Kız isimli filmdeki oyunculuğuyla övgüler alan Filiz Akın, o dönemde yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu’yla tanıştı. Filmin galası için Karabük’e giderken aynı arabada Filiz Akın, Türker İnanoğlu, Ahmet Tarık Tekçe, Ahmet Tarık Tekçe’nin eşi ve şoförü bulunuyordu. Karabük yakınlarında gerçekleşen trafik kazasında Ahmet Tarık Tekçe ve şoför hayatını kaybetmişti. Bu olay Filiz Akın’ı çok etkilemiş ve bir süre etkisinden çıkamamıştı.
“Bu deli herife sahip çık. Onu kurtarırsan sen kurtarırsın.” dedi. Her an ölümün eşiğinde bir adamdı. Belinde silahı, her an vuruşmaya hazır, ölüme hazır yaşıyordu. Yaşadığı hayat onu her an benden alıp götürebilirdi.
Evlilikleri ve Kariyerinde Yeni Dönemler
Türker İnanoğlu yönetiminde pek çok filmde oynayan Filiz Akın, 1964 yılında ünlü rejisörle dünya evine girdi. Bu evlilikten günümüzün ünlü oyuncularından biri olan İlker İnanoğlu dünyaya geldi. Bu yıl Gurbet Kuşları, Şoför Nebahat ve Kızları, Meyhaneci, İstanbul Sokaklarında, Cübbeli Gelin, Flinta Kadri ve Paylaşılamayan Sevgili gibi pek çok filmde rol aldı. 1965 yılında Kolejli Kızın Aşkı filminde Ayhan Işık’la başrolü paylaştı. Bu yapımdaki rolüyle romantik temalı Türk filmlerinin vazgeçilmez ismi oldu. Daha sonra Cüneyt Arkın’la birlikte çektikleri Çıtkırıldım filminde de benzer bir karaktere hayat verdi. Ardından Reyhan, Oyun Bitti, Cambazhane Gülü ve Cici Gelin gibi pek çok filmde oynadı.
1969 yılındaysa Türkiye Filiz Akın’ın öldüğü haberleriyle yasa boğuldu. Sebebi ise hayli ilginçti. Filiz Akın bazı alerji tedavileri için Londra’ya gitti. Tesadüf bu ya, aynı hastanede Filiz adındaki bir Türk hasta hayatını kaybetti. Ama bu haber Türkiye’ye Filiz Akın öldüğü şeklinde ulaştı. Bu haber öyle ciddiye alınmıştı ki aynı tarihte Adana’da düzenlenen Altın Koza Film Festivali’nde anısına saygı duruşu bile yapılmıştı.
Yine aynı yıl oğlu İlker İnanoğlu ile birlikte Yumurcak filmiyle kamera karşısına geçti. Bu filmlerin Yumurcak Köprüaltı Çocuğu, Yumurcak’ın Tatlı Rüyaları, Yumurcak Küçük Şahit gibi devam filmleri de gelecekti. Çünkü film fazlasıyla sevilmişti. Bu devam filmlerini en çok Türker İnanoğlu istemişti. Ayşecik’ten sonra oluşan boşluğu oğluyla dolduracaktı. Filiz Akın bu fikre ilk başlarda sıcak bakmamıştı. Çünkü o, bu dünyanın oğlunu değiştireceğinden korkuyordu. Ama sonradan o da “iyi ki” demişti bu filmlere.
Filiz Akın, İlker İnanoğlu’yla bir film daha çekmişti. Bu filmin adı ise Veda’ydı. Filmin sonunda İlker İnanoğlu Filiz Akın’ın kollarında ölüyordu. Filiz Akın yıllar sonra bile bu sahneyi duygulanarak anlatacaktı. O sahne çekildikten sonra saatlerce yerde oturup ağlamıştı. Öylesine etkileyici bir sahne, anne ve oğul için çok zordu.
“Ey büyük Tanrım, bana biricik yavrumu çok mu gördün? Nedir benim günahım?”
1971 yılında çekilen Ankara Ekspresi en çok ses getiren projelerden biri oldu. Filiz Akın filmdeki Hilda rolüyle Antalya Film Festivali’nde En Başarılı Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 1972 yılında Tarık Akan’la başrolü paylaştığı Tatlı Dilim filmi ise halen televizyon ekranlarında sıkça yayınlanmakta. Öyle ki tekrar tekrar izlememize rağmen hâlâ ilk günkü tadı alıyoruz.
“Kız, nereden çıktın sen? Gökten mi düştün? İn misin cin misin yoksa saman perisi misin?”
Yüzü aşkın sinema filminde başrol olarak kamera karşısına geçen Filiz Akın, Yeşilçam’ın “kolejli kızı” olarak biliniyordu. Türk sinemasının ilk sarışın ve Avrupai kadınıydı ama sinema kariyeri kocasının şirketiyle sınırlanmıştı. Bu belki de onun hem şansı hem de şanssızlığıydı.
1976 yılında Filiz Akın’ın hayatında bazı değişimler olmaya başladı. Artık oyunculuğunun yanı sıra şarkıcılık da yapıyordu. Türk sanat müziği şarkıcısı olarak gazino sahnelerine çıkınca sinemadan gelip assoliste olan ilk isim oldu. Hayatındaki bir diğer değişim ise evliliğinin bitmesiydi. Türker İnanoğlu, Filiz Akın’ı Gülşen Bubikoğlu’yla aldatmıştı. Bu ihaneti affedemeyen Filiz Akın, aldatıldığını şöyle anlatacaktı:
“İnsan başka birine âşık olabilir. Âşık olmayı, bu duruma anlayış gösterilmesini beklemeyi anlayabilirim. Ama aptal yerine konulmak var ya, o çok çirkin. Kim bilir kaç kez bilmeden bu duruma düşürüldüm. Kim bilir kaç kişi, ‘Ah Filiz, senin haberin yok ama…’ diyerek iç geçirdi.”
Türker İnanoğlu ve Filiz Akın çifti 1974 yılında yollarını ayırdı. Talihsizlikleri bununla da sınırlı kalmayacak, sahnede saldırıya uğrayacaktı. Filiz Akın, İzmir Fuarı’nın her zaman çok istenilen şarkıcısı, hâliyle meraklı erkeklerin de göz bebeğiydi. Özel yaşamına çok önem veren, belki de bu konuda en düzgün sanatçı olmasına rağmen İnci Baba “Filiz Akın’a fena âşık.” dendi. Ancak dedikodulara göre Filiz Akın, “Dünyada erkek kalmasa yine de İnci Baba’ya bakmam.” demişti. Tabii bu sözler İnci Baba’nın da kulağına gitti. Bir hafta sonra da Filiz Akın bir genç tarafından bıçaklandı. “Bu delikanlı kendi adıma yaptım.” dese de gazeteler “İnci Baba bıçaklattı.” diye yazdı. İnci Baba gözaltına alınsa bile herhangi bir ceza almamıştı ve bu konu birkaç gazete haberiyle sınırlı kaldı. Daha sonra 19 yaşındaki saldırgan 10.000 TL peşin para ve bir arsa karşılığında İnci Baba tarafından kiralandığını ileri sürdü. Olaydan sonra tekrar gözaltına alınan İnci Baba, “Filiz’le arkadaşız. Olayla hiçbir ilgim yok.” demişti. Filiz Akın’sa, “Bu hareket bana İnci Baba’dan geldiyse çok acı. Dostluğumuz biter.” demişti.
Sinemaya Veda ve Yeni Başlangıçlar
Filiz Akın, 80’li yılların başında sinemaya veda etti. Aslında böyle bir düşüncesi yoktu. Ama artık televizyon denen o alet herkesin evindeydi. İnsanlar evine kapanmış televizyon izliyordu. Kimse filmlere gitmiyordu. Türk sinemasının usta ismi 1989 yılında TRT için çekilen Geçmiş Bahar Mimozaları’yla tekrar kamera karşısına geçti. Bu diziden sonra da bir daha dizi çekmek istemedi.
Filiz Akın ikinci evliliğini ise 1982 yılında Leon Buby Rubinstein’la yaptı. 11 yıl evli kalan çift 1993 yılında ayrıldı. Filiz Akın 15 yıl boyunca Fransa’da yaşadı. Daha sonra Paris Büyükelçisi olan MİT eski müsteşarı Sönmez Köksal’la 1994 yılında dünya evine girdi.
Oyunculuğunun yanı sıra yazmaya da merakı vardı Filiz Akın’ın. 1992 yılında Güzelliklere Merhaba isimli ilk kitabını yayımladı. Bu kitabı, 2005 yılında yayımladığı ve kanser sürecini anlattığı Hayata Merhaba kitabı izleyecekti. 2006 yılındaysa Filiz Akın’la Güzellik, Zayıflama ve Genç Kalma Üzerine isimli 3. kitabını yayımladı. 2013’te Lezzete Merhaba kitabıyla sevenlerine çeşitli yemek tarifleri verdi.
Sağlık Sorunları ve Ödülleri
Filiz Akın’ın sağlık sorunları yıllarca başına bela olmuştu. “Hayata Merhaba” isimli kitabında anlattığı kanser süreci 2002 yılında başlamıştı. Bir çeşit burun ve ağız arkası kanseri olan Nazofarenks kanserine yakalanmıştı. Amerika’da gördüğü uzun bir tedavi süreci sonunda hastalığı yenmişti. Ancak gördüğü ağır tedaviler ses tellerine zarar verdi ve ünlü oyuncunun sesi değişti. Ameliyata hazırlık sürecinde stresten işitme kaybı yaşadı. İlerleyen yıllarda kansere karşı destek amaçlı başlattığı sarı bilezik ve mavi bilezik gibi kampanyalar oldukça başarılı oldu.
2004 ve 2007 yılları arasındaysa Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. 2008’de Kanal 1 televizyonunda, 2009’da da Habertürk TV’de program sunuculuğu yaptı. Aslında hayata dört elle sarılıyordu. Yaşamı seviyor ve yaşamak istiyordu. Ancak bir de vasiyeti vardı:
“Yaşayacaksam kaliteli yaşayayım. Eğer bağımlı olacaksam ve bitkisel hayata gireceksem öleyim. Eşimle birbirimize vasiyet ettik. Eğer öyle bir durum doğar ve ötanazi hakkı tanınırsa bunu kullanmaya söz verdik.”
Çok sayıda ödül alan usta sanatçı; 2000 yılında Antalya Film Festivali’ne Yaşam Boyu Onur Ödülü, 2003 İstanbul Film Festivali’nde Onur Ödülü, 2004 yılında Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Emek Ödülü ve 2009 yılında Altın Koza Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne layık görüldü.
Aile Trajedisi ve Son Nefes
Filiz Akın’ın babası Bekir Sami Akın’la üvey annesi Fatma Meli Akın 1991’de cinayete kurban gitmişti. Katili ise 28 yıllık bir fotoğraf ele vermişti. Polis yetkilileri katilin ya da katillerin kapıyı hiç zorlamadan içeriye girdiklerini ve büyük olasılıkla ailenin tanıdığı kişiler olduğunu açıkladı. Nitekim yaşlı karı kocanın katili aile albümlerinden çıktı. Fatma Hanım’ın 20 yıl önce Salihli’deki kiracılarıyla birlikte çektirdikleri eski bir fotoğrafın izini sürerek üç katile ulaşıldı. Katillerin ele başı, bu eski fotoğrafta Fatma Hanım’ın hemen önünde küçücük bir çocuk olduğu yıllarda poz veren Ercan Şanlı’ydı. Ercan Şanlı ile birlikte şartlı tahliyeden yararlanan sabıkalı Hüseyin Güçlü ve İsmail Ekimbiçen, 8 Temmuz 1991’de yakalandı. Filiz Akın’ın babasıyla üvey annesinin katillerinden olan İsmail Ekimbiçen cezaevinde vurularak öldürüldü. Ercan Şanlı emniyet soruşturmasında, “Fatma Meli Hanım’ı tanıyordum. İzmir’e her gelişimde ziyaretine giderdim. Paramız yoktu. Soygun için eve girdik.” dedi. Önce ölüm cezasına çarptırılan üç katilin cezası 12 Eylül 1995’te iyi halden ömür boyu hapis cezasına çevrildi. Bir buçuk yıl da hücre cezası verildi.
Yıllar hızla akıp geçerken o ne güzelliğinden ne de zerafetinden bir şey kaybetti. Fakat güzel olan her şeyi yüreğinde barındırırken kötü hastalıklar bırakmıyordu peşini. Kanseri defalarca yenen Filiz Akın, geçtiğimiz aylarda yine tedavi görmeye başladı. Entübe edildiği haberleri sosyal medyaya düşünce milyonlarca seveni üzgünlüğünü dile getirdi. Ama güçlüydü Filiz Akın ve kaybetmeye niyeti yoktu. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra hastaneden bir video paylaştı. Güzel yıldız iyi hissettiğini ve her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Bu paylaşımın ardından derin bir “oh” çekti Yeşilçam severler.
Sevenleri ondan güzel haberler beklerken acı haber beklenmedik bir zamanda geldi. Sağlık Bakanlığı, Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Filiz Akın’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk sinemasının nadide isimlerinden Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Sinema tarihimizde unutulmaz izler bırakan Filiz Akın’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz.” denildi.
Karanlıklar içinde yaşarken bile hayata tutunmayı bilen, içindeki masumiyeti yüzüne yansıyan, zor zamanların en mücadeleci kadını olan, her zaman hanımefendiliği, duruşu ve ailesine olan sevgisiyle gündeme gelen, zaman hızla akıp gitse de hiçbir zaman unutulmayacak olan bir Filiz Akın geçti bu hayattan.
Kamil Hızer / Magazinname.com
Instagram: @kamilhizer
Magazin Name Güncel Magazin Haberleri